(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacının hiç bir gerekçe gösterilmeden iş akdinin haksız olarak feshedildiğini belirterek işe iade kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının istifa ederek işten ayrıldığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece akdin geçerli nedenle feshedildiğinin davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde davalı tarafa hitaben 16.8.2008 tarihi itibariyle istifa ediyorum, gereğinin yapılmasını arz ederim ibarelerini içeren el yazısı ile yazılmış, 16.8.2008 tarihli davacının isim soyismini taşıyan imzalı dilekçe bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece bu istifa dilekçesi hakkında inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Anılan dilekçenin davacıya gösterilerek kendisi tarafından yazılıp yazılmadığı tespit edilerek bu tespite göre feshin kim tarafından yapıldığı hususunun açıklığa kavuşturulması suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy