(4857 S. K. m. 18, 20, 25)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmaksızın işverence feshedildiğini, davacının çimento üretim değirmeninde operatör olarak çalışmaktayken ocak 2008'de ritm bozukluğu nedeniyle 1 ay istirahat verildiğini, dönüşte aynı yerde verim düşüklüğü olmadan çalışmaya devam ettiğini, 17.6.2008 tarihinde işverence bölüm değişimi yapılarak fizik laboratuarına verildiğini, daha hafif olan bu bölümde çalışmaya devam ederken işine son verildiğini, davacının tedavi olduğunu, 9 aydır sorunu olmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, işçinin tedavi edilemeyen hastalık nedeniyle iş akdinin sona erdirildiğini, kalp rahatsızlığı nedeniyle daha uygun bölümde görevlendirildiği halde, verim alınamadığını ve tüm hakların ödenmek suretiyle iş akdinin İş Kanunu'nun 25/1-b md. gereğince haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının rahatsızlığı ile ilgi bilgi ve belgelere göre, kalbinde ritim bozukluğu olduğu ve kalp pili takıldığı, pil takıldıktan sonra 5 ay süreyle çıkarılana kadar çalıştığı mahkemece alınan rapora göre çalışmasında sakınca olmadığının belirlendiği, kalp pili takılmak suretiyle davacının rahatsızlığının tedavi edildiği, işverenin iş akdinin haklı nedenle sona erdirildiği yönündeki iddiasına karşın, davacı işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödemesinin de çelişkili olduğu, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İşçinin geçerli bir feshe neden olabilecek davranışları İş Yasasının 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı nedenlerden farklıdır. Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa İş Yasasının 18/1.maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Somut olayda, dosya içeriğine göre operatör yardımcısı olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, davacının sağlık durumunun işyerinde çalışmasında sakınca yaratması nedeniyle 4857 sayılı yasa m 25/1-b gereği feshedilmiştir. İşçinin kişisel dosyasında yer alan istirahat raporlarına göre, davacının kalp rahatsızlığına ilişkin vizite ve raporları 2006 yılının nisan ayından beri sürmektedir. En son raporu fesihten yaklaşık iki ay öncesine aittir. Bu iki tarih arasında aynı rahatsızlık nedeniyle sık aralıklarla ve bir kısmı uzun süreli olmak üzere istirahat raporları bulunmaktadır. 17.6.2008 tarihinde çimento değirmeninden fizik laboratuarına verilmesinden sonra da raporları olduğu görülmektedir. Bu raporların süresi dikkate alındığında yukarıda açıklandığı şekilde haklı fesih nedeni oluşturmamaktadır. Ancak işçinin hizmet süresine göre bu kadar sık rahatsızlanması, viziteye çıkarak istirahat raporu alması iş akışını bozucu niteliktedir. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davanın reddine,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yaptığı 83.30 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 06.04.2011 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy