(818 S. K. m. 41, 43)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki, banka zararının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.06.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat F. A. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı banka davalı işçinin usulsüz işlemlerine bağlı olarak uğradığı zararın giderilmesini istemiş, davlı işçi kredi borçlusu firma ile bankanın anlaşması sonucu sorunluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
Mahkemece yargılama sırasında aralarında bankacıların da olduğu iki ayrı heyetten bilirkişi raporu alınmıştır. İlk raporda, birkaç noktanın izahının gerektiği görüşüne yer verildikten sonra davalı işçinin oluşan zarardan sorumluluğuna dair açıklama yer almaktadır. Davalı işçinin itirazı üzerine başka bir heyetten alınan raporda ise davalının da kabulüne olan usulsüz işlemler sıralandıktan sonra davacı banka ile kredi borçluları ve kefil arasında düzenlenen 28.09.2000 tarihli protokolün davaya konu zararı da kapsadığı ve 43.929,39 TL banka zararının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalının sorumlu olmadığı soncuna varılmıştır. Mahkemece ikinci rapor hükme esas alınmıştır.
Davaya konu kredi işlemlerinin ardından kredi borçluları ile bağıtlanan protokolün 3. maddesinde, İpek Meriç tarafından yapılan usulsüz işlemler sonucu oluşan zararın protokol kapsamında olmadığı açıklanmıştır. Yine davalının imzasını taşıyan taahhütnamede usulsüz işlemleri sonucu bankanın uğradığı zarar sebebiyle 60.000,00 TL'lik senet verdiği bakiye zarar çıktığı taktirde karşılanacağı açıklanmıştır. Taahhütnamede yer alan miktar için alınmış teminat senedinin iptal edilmiş olması davalı işçinin taahhütnameden doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Taahhütname kapsamında alınan senedin teminat senedi olarak değerlendirilmesi ve kambiyo senetlerine mahsus takip yolunun iptal edilmesi de davalı işçinin sorumluluğunun ortadan kalktığını göstermemektedir.
Dosya içerisinde yer alan müfettiş raporunda geçen olaylar bilirkişiler tarafından tam olarak değerlendirilmiş değildir. Davalı işçinin müfettişe verdiği beyanları da ayrıntılı şekilde incelenmeli ve iddia edildiği şekilde bu işlemlerin banka zararına neden olup olmadığı ortaya konulmalıdır. Her iki rapor arasındaki çelişki de giderilmeli varsa banka zararı denetime elverişli şekilde hesaplanmalıdır. Mahkemece bu yönlerden bankacılardan oluşan başka bir bilirkişi heyetinden rapor alınmalı, rapor, dosya içeriği ile birlikte yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 900.00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 05.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy