(4857 S. K. m. 17) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının kendi isteği ile ayrılmak istediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, devamsızlığı sebebiyle iş akdinin haklı olarak feshedildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, hangi tarafın iş sözleşmesini sona erdirdiği noktasında toplanmaktadır.
Davalı, davacının 04.01.2007 tarihinde dilekçesini vererek ayrılmak istediğini bildirdiğini, 5 Ocak 2007-10 Ocak 2007 tarihleri arasında işe gelmediğinden ihtar gönderildiğini, gelip işe başlamadığını savunmuştur.
Davacı, 05.01.2007 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İzmir Bölge Müdürlüğe başvuruda bulunmuştur.
Başvurusu sonucu düzenlenen iş müfettişliği rapor ve tutanağına göre de, 04.01.2007 tarihinde işverene dilekçesini verdiği, bu tarihten sonra işe gelmediği işveren vekili tarafından beyan edilmiştir.
Davacının işverene yazdığı dilekçe içeriğinde kendisinden daha kıdemsiz kişinin amir olarak tayin edildiği, kıdemsiz olanların ücretlerinin daha yüksek olduğu, kendisine zam yapılmadığı servis aracının değiştirildiği, sağlık sorunlarının dile getirildiği anlaşılmaktadır.
Davacının dilekçe içeriği haksız uygulamalara yönelik yakınma ve tazminat alarak işten çıkartılma istemli ikale niteliğindedir.
Davacı tanıkları, davacının patron tarafından müdür odasına çağrıldığını, el kol hareketleriyle konuştuktan sonra da, davacının kovulduğunu beyan etmişlerdir.
İşe giriş çıkış saatleri çizelgesine göre de davacının 04.01.2007 tarihinde saat 16.05. te işyerinden ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının dilekçe ile feshe davetini takiben işveren tarafından kovulmak suretiyle iş sözleşmesinin sona erdirilmesinden sonraki devamsızlığının hukuki geçerliliği bulunmamaktadır. Bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy