(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacaklarınınödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, 12.11.1999 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle Y... K... adlı işçinin evde karısının hamile ve yalnız olması nedeniyle hızla işyerinden çıktığını arabasının başına geldiğinde yine işyerinde çalışan H... Ş...'e ait araç tarafından aracının önünün kapatılması nedeniyle kendisinden yardım istediğini, H...'in aracın başına yarım saat sonra gelmesi sebebiyle H... ile Y... arasında bağrışma olduğunu kendisinin araya girerek olayın büyümesini önlediğini ancak bilahare kendisi ile H... arasında münakaşa başladığını ve H...in küfür edip yumruk attığını, kendini korumak amacıyla ona sarıldığını, ikisinin birden yere düştüğünü ve H...in bu esnada çenesini yere çarptığını, davacıya olay nedeniyle 7 günlük rapor verildiğini rapor bitimi iş başı yaptırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı işveren davacının diğer otel personeliyle aralarında çıkan tartışma sonucu döverek çene kemiğini kırması ve daha evvelde bu şekilde olaylara karışması nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece iş yerinde çalışan H... Ş... adlı işçiyle kavga edip, karşılıklı olarak birbirlerine sövüp yumruk attıkları, H... Ş...'in 45 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığı, davacının da 7 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığı iş sözleşmesine aykırı davranan davacının iş akdinin sona erdirilmesinin haklı olduğu kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından reddedilmiştir.
Uyuşmazlık feshin haklılığı noktasındadır.
Feshe konu olan olay nedeniyle İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinde davacı S... ve dava dışı işçi H... sanık olarak yargılanmışlardır.
Mahkeme gerekçeli kararında Sanık H...' in park ettiği otonun o sırada olay yerinden çıkmak isteyen Y...'ın otosunun çıkışını engellemesinden dolayı aralarında çıkan tartışma sırasında güvenlik görevlisi S...in olaya katılması suretiyle aralarında çıkan münakaşada H...'in S... e yumrukla vurarak 7 gün iş ve gücüne mani olacak şekilde yaraladığı sanık S...'in yumruk darbesini aldıktan sonra H...in üzerine yürüyerek ona sarıldığı ve kucaklaşma sırasında birlikte yere düştükleri ve bu suretle H...'in 45 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğinin sabit olduğu belirtilerek her iki sanığın etkili eylem suçu nedeniyle mahkumiyetlerine, suçun işlenmesi sırasında yere düşmelerinden dolayı kastın aşılması söz konusu olduğundan Sanık S...'in cezasından ½ oranında indirim yapılmasına karşılıklı hakaretten ise delil yetersizliğinden beraatlerine karar verilmiştir.
Olay tarihinde işveren tarafından düzenlenen tutanakta da Y... adlı işçinin aracını çıkaracağı esnada önünün başka bir araç tarafından kapatılması sebebiyle araç sahibi H...'e güvenlik şefi S... tarafından telefonla ulaşıldığı ancak H... in yarım saat sonra aracının başına geldiği, bu sebeple H...le aralarında münakaşa ve bağrışma olduğu S...'in araya girerek olay çıkmasını önlediğini ancak daha sonra H...'in S...ile münakaşaya başladığı kendisine küfrettiği S...in işinin başına dönmesi ihtarına rağmen münakaşayı sürdürdüğü tam bu esnada S... e yumruk attığı ve S...'in yere düştüğü yerden kalkan S...'in H...e sarıldığı ve her ikisinin birden yere düştüğü belirtilmiştir.
Dosya içeriğinde dinlenen davacı tanıkları ve ceza davasında dinlenen tanıkların hepsi ilk hareketin dava dışı H... adlı işçiden geldiğini belirtmişlerdir. Davalı tanığı H...'in dışında diğer tanık ise görgüye dayalı bilgisi olmadığını ifade etmiştir.
Dosya içeriğinde bulunan 12.11.1999 tarihli tutanak, tanık beyanları ve ceza mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere olayda ilk hareket davacıdan değil dava dışı işçiden gelmiş ve davacıya yumruk atılmasından sonra davacının diğer işçiye müdahalesi gerçekleşmiş olup davacı H...'e yumruk atmamış ancak savunma amaçlı sarılması nedeniyle yere düşmeleri neticesinde H...yaralanmıştır. İşveren olaydan davacıyı sorumlu tutarak işine son vermiş diğer işçi ise çalışmaya devam etmiştir. Davacımızın yaraladığı H... adlı işçinin yumruk atarak olayı başlattığı buna rağmen davacının iş sözleşmesinin feshedilerek işten çıkarıldığı ancak H... adlı işçinin işten çıkartılmadığı da ortadadır. Her ne kadar davacının eylemi işverene fesih imkanı tanımakta ise de aynı nitelikte eylemde bulunan diğer işçi için fesih yoluna gitmeyen işverenin eşit işlem borcuna aykırı davrandığı açıktır. Bu durumda işverenin gerçekleştirdiği feshin haklı olduğu düşünülemez. Davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulü gerekirken reddedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy