(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. U. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı şirketin muhtelif işyerlerinde satış elemanı olarak 01.03.1996-01.03.2005 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, iş akdinin davalı işverence işlerinin iyi gitmediği gerekçesi ile sonlandırıldığını, ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının iş akdinin davalı şirket tarafından sona erdirilmediğini, aksine davacının kendi serbest iradesiyle istifa ederek iş akdine son verdiğini bildirerek yerinde bulunmayan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece istifa belgesine değer verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı 5 yılı aşan kıdeme sahip bir işçi olup, gereksiz istifası hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki davacı fesih tarihinden sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişliği'ne şikayette bulunarak gerçek hukuki durumu ifade etmiştir. Öte yandan fesih yazısı davacı çalışırken alınmıştır. Davacı istifa dilekçesinden sonra da fiilen çalıştığını iddia etmektedir. Bunlara ilişkin 2004 - 2005 yıllarında verdiği siparişlere ilişkin sipariş fişleri bunları doğrulamaktadır. Tüm bu olgular karşısında istifa dilekçesine hukuki değer yüklenemez, davalı işverence haklı fesih savunmasında bulunulup, kanıtlanmadığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy