(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 24, 32, 41, 46, 47, 57)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, ücret, izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi C. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini belirterek ihbar tazminatı, izin ücreti ve fazla çalışma alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı taraf iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, davacının fazla çalışması ve izin ücretinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ihbar tazminatı, izin ücreti ve fazla çalışma alacağına hükmedilmiştir.
Davacı işçi, davalı işverenin Mart/2007 ayından itibaren ödemediği ücretlere ilişkin bordro imzalatmak istemesi üzerine bunu kabul etmediğini ve bu nedenle iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirtmiştir. Davalı işveren ise davacının işe devam etmediğine ilişkin tutanaklar ibraz ederek iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; Kasım/2006 ayından itibaren davacının ücretinin vaktinde ve tam olarak ödenmediği ödemelerin gecikmeli olarak ve bölüm, bölüm yapıldığı, Mart/2007 ayından itibaren hiç ödeme yapılmadığı sabittir. Davacı tanıklarının da davalı işveren ile davalı olması nazara alındığında iş sözleşmesi davacı işçi tarafından ücretinin ödenmemesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/2-e maddesi uyarınca haklı olarak feshedilmiştir. Buna rağmen ihbar tazminatına hükmedilmesi hatalıdır.
3- Öte yandan dosyadaki bilgi ve belgelere göre Kasım/2006 tarihine kadar fazla çalışma ücretlerinin işveren tarafından ödendiği sabittir. Buna rağmen davacı işçinin çalıştığı tüm süre için fazla çalışma alacağına hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4- Davalı tarafından izin ücretinin ödendiğine ilişkin ibraz edilen 25.11.2005 tarihli para makbuzu ödeme defi mahiyetinde olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Mahkemece davalı tarafça ibraz edilen ödeme belgesi yeni bir değerlendirmeye tabi tutulup dava konusu izin ücreti konusunda bir sonuca gidilmesi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME KARARINA AŞAĞIDA YER VERİYORUZ.
SİNCAN
1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(İŞ MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Esas Numarası: 2007/360
Karar Numarası: 2008/587
Karar Tarihi: 12.11.2008
Mahkememize görülmekte bulunan Alacak(İşçi ile İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.06.2002 tarihinde davalıya ait işyerinde matkapçı olarak çalışmaya başladığını ve 04.06.2007 tarihinde davacının iş akdinin davalı tarafça haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının son olarak 860,00 YTL net ücret aldığını, müvekkilinin hafta içi 08:30 - 21:00 saatleri arasında çalıştığını, hafta sonlarında ise 8 saat mesai yapıp resmi tatil ve ulusal bayramlarda da çalıştığını, ancak davacıya Mart 2007 tarihinden itibaren davalı şirketin ücret ödemediğini, davacının alacağının ödenmesi için davalı şirkete noter kanalıyla ihtarname çekilmişse de bu güne kadar davacı alacaklarının davalı işverence ödenmediğini belirterek yapılacak yargılama sonunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 250,00 YTL kıdem tazminatı, 100,00 YTL ihbar tazminatı, 250,00 YTL fazla çalışma ücreti, 250,00 YTL hafta tatili alacağı, 100,00 YTL resmi tatil ve ulusal bayramlarda çalışma ücreti, 100,00 YTL yıllık izin ücreti, 250,00 YTL ücret alacağı olmak üzere 1.300,00 YTL toplam alacağın kıdem tazminatı için 04.06.2007 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı, diğer alacaklar için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği gibi matkapçı olarak 17.06.2002 tarihinde değil 15.05.2007 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, davacının 04.06.2007 tarihinden itibaren işyerini izinsiz ve mazeretsiz olarak terkettiğini, davacının bu tarihten itibaren ise gelmemiş olması sebebiyle 4857 Sayılı İş Kanununun, 25/II-g maddesi gereğince iş akdinin feshedildiğini ve bu durumun Ankara 23.Noterliğinin 07.06.2007 tarih 8798 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya bildirildiğini, davacının Mart 2007 tarihinden itibaren ücret alacağı almadığı beyanının hayatın olağan akışına ve davalıdaki resmi belgelere aksi bir durum olduğunu, davacının asgari ücret üzerinden çalıştığını, davacının ücret alacağı olmadığı gibi davalı şirkette yapılan fazla mesailerin derhal ödenmesi nedeniyle fazla mesai alacağı da olmadığını, ayrıca davacının yıllık izinlerini kullanmadığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Yargılama sırasında davacıya ait SSK kayıtları getirtilmiş, işyeri şahsi sicil dosyası davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilmiş, davacı ve davalı tanıkları dinlenilmiş, dosya üzerinden konusunda uzman bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmış, davacı vekili rapor doğrultusunda dava dilekçesini ıslah etmiş olup, ayrıca ücret konusunda taraf beyanları arasında çelişki olduğu için Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları da dikkate alınarak Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığından davacı işçinin unvanı, yaptığı iş, iş kolu, çalışma süresi gözetilerek emsali bir işçinin 2007 yılı Mayıs ve Haziran ayları itibariyle alabileceği ücretin tespiti istenilmiş, gelen müzekkere cevabı dikkate alındığında dava dilekçesinde belirtilen miktara yakın veya fazla ücret bildirilmiş olduğu görülmüş olup, davacı vekilinin beyanı ve tanık beyanları dikkate alınarak bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir.
Taraf beyanları, tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; davacının davalı işyerinde işçi olarak çalıştığı anlaşılmış olup, davacı taraf Mart 2007 tarihinden itibaren ücretlerin ödenmediğini ve 04.06.2007 tarihinde davacının iş akdinin davalı tarafça haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini belirtmiş olup, dinlenen davacı tanıkları ve davalı tanıkları ücret ödemelerinde gecikmeler olduğunu, bu durumun işçiler arasında sıkıntılar yaşanmasına sebep olduğunu, çıkan sıkıntılar nedeniyle davalı işverenin davacı dahil 15-20 kişiyi işten çıkarttığını beyan etmişler, davalı tanıkları ücret ödemelerinde 15-20 gün veya 40 güne kadar gecikmelerin olduğu şekilde beyanda bulunmuşlar, davalı işveren davacı işçiye çalıştığı dönem ücretlerinin ödendiğini, geçerli bir ödeme belgesi ile ispatlayamamış, işyerindeki fiili çalışma gün ve saatlerini gösterir puantaj cetvelleri sunulmamış, hakediş raporlarının davacının fiili çalışma gün ve saatlerini göstermeye elverişli olmadığı kanaatine varılmış olup bu hali ile davacı işçinin iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği, davacı işçinin ücret alacakları ile birlikte diğer hak ve alacaklarını talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmış, davalının cevap ve savunmaları ile ibraz olunan taahhüt sözleşmesi içeriğinde davacı işçinin davalı şirketin işçisi olarak çalıştığı, işin planlanması ve yürütümünde asıl işverene bağlı olarak ve onun gözetim ve denetiminde çalışılması, işverenin diğer işçilerinden ayrı olarak çalışılmayıp onlarla birlikte müştereken çalışılması nedenleri ile davalı şirketin işveren sıfatının bulunduğu iş sözleşmesine doğrudan davalı şirket tarafından son verildiği, ibraz olunan taahhüt sözleşmesinin İş Kanununda tanımlanan alt işverenlik tanımı ve gereklerine uygun bulunmadığı ve davalının gerçekleşen işçilik haklarından sorumlu olması gerektiği anlaşılmış olup; bilirkişi rapor ve ek raporu davacı vekilinin ıslah talebi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekili ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunmadığından talep ettiği miktarların dava dilekçesindeki miktar dikkate alınarak bu miktara kanuni faiz uygulanarak aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1- Davanın Kabulüne,
2- 250,00 YTL kıdem tazminatının Akdin feshi tarihi olan 04.06.2007 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.671,64 YTL kıdem tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- 100,00 YTL ihbar tazminatının 100,00 YTL yıllık ücretli izin ücretinin dava tarihi olan 06.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.679,00 YTL ihbar tazminatının, 1.993,64 YTL yıllık ücretli izin ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4- 250,00 YTL ücret, 250,00 YTL fazla çalışma ücreti, 100,00 YTL UBGT ücreti, 250,00 YTL hafta tatil ücretinin dava tarihi 06.09.2007 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.444,67 YTL ücret, 10.779,87 YTL fazla çalışma ücreti, 753,26 YTL UBGT ücreti, 5.658,48 YTL hafta tatili ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Kabul edilen kısım üzerinden tespit edilen YTL 1.635,15 YTL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah harcı toplamı olan 409,60 YTL'nin mahsubuyla geriye kalan 1.225,55 YTL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6- Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7- Davacı tarafça yapılan harç, tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 579,50 YTL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Kabul edilen kısım üzerinden davacı vekili için taktir edilen 3.328,05 YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
dair yasa yolu açık olmak üzere (kararın tefhiminden, karar yoklukta verilmiş ise tebliğinden itibaren 8 gün içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile kararın temyiz edilebileceği temyiz incelemesinin Yargıtay tarafından yapılacağı) davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12.11.2008 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy