(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 57, 59) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı iş akdinin davalı işveren tarafında haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının hatırlatıldığı halde görevini yapmamakta ısrar etmesi nedeni ile iş akdinin 4857 SK' un 25/II - h bendi gereğince feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkemece, taraflar arasındaki iş akdinin davalı işveren tarafından haklı nedene dayanılmaksızın sonlandırıldığı, davacının kullandırılmayan 22 günlük yıllık izin ücretinin ödenmediği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacı işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından dosyaya sunulan 2007 yılı Nisan ayı bordrosunun incelenmesinde bakiye 22 günlük yıllık izin ücretine ilişkin tahakkuku bulunduğu görülmektedir. Bordroda davacı işçinin imzası bulunmamakla birlikte ücretlerin banka hesabına yatırılarak ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. 2007 yılı Nisan ayı bordrosunda tahakkuk ettirilen ücretlerin davacının banka hesabına yatırılıp yatırılmadığı araştırılmadan hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, davacı dava dilekçesinde çalışmasının 01.07.2000 tarihinde başladığını ileri sürmüştür. Davacının gerçek çalışma süresinin 01.07.1999 -19.04.2007 tarihleri arasında 7 Yıl 9 Ay 18 gün olduğu anlaşılmaktadır Bilirkişi tarafından davacının davalı iş yerinde 01.07.1999 - 19.04.2007 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Dosya içerine celp edilen, SSK Hizmet Döküm Cetveline göre davacının 01.07.1999 - 19.04.2007 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığı anlaşılmakta ise de davacının dava dilekçesinde belirttiği sürenin aşılması HUMK' nun 74 maddesinde öngörülen taleple bağlılık kuralına aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy