(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,
Sonuç: Yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 31.03.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı vekili müvekkilinin Eylül 1992-14.06.2003 tarihleri arasında davalının iş yerinde çalıştığını, işveren tarafından fazla mesai ücreti ödenmeksizin çalışması istendiği bu şekilde çalışmayı kabul etmeyen müvekkilini iş akdi feshetmeye zorlandığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir takım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.Mahkeme taraflar arasında görülüp karara bağlanan hizmet tespiti dosyası ve alınan bilirkişi raporuna dayanarak kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarını kısmen hüküm altına alıp sair işçilik alacaklarının reddine karar vermiştir.Davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yüksek Dairece yerel mahkeme kararı oy çokluğu ile onanmıştır.Hukuk davalarında ana kural davanın taraflarınca hazırlanması ilkesidir. Davanın ve savunmanın dayanağı olaylar ve bunların delilleri taraflarca hazırlanıp mahkemeye sunulur. Hâkim incelemesini tarafların kendisine bildirmiş olduğu vakıalar üzerinde yapar. HUMK. nun 75/ 1 maddesi gereğince Hakim tarafların bildirmediği vakıaları kendiliğinden inceleyemez ve onları hatırlatabilecek imada bulunamaz. Hâkim kendisine bildirim vakılara göre davayı çözer, olaya uygun hukuk kurallarını uygular.
Somut olayda davacı, işverenin fazla mesai ücretlerini ödemeyip bu şekilde çalışmaya zorlandığını ileri sürerek hizmet akdini sonlandırdığını belirtmiştir. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davası dışında dosyaya delil sunulmamış delil toplanmamıştır.
Davacının haklı nedene konu ettiği fazla çalışma olgusu ispat edilememiş, mahkemece davacının bu konudaki talebi reddedilmiştir. Mahkemece kabul görüp hükme esas teşkil eden hesap bilirkişisi raporunda; iş sözleşmesinin feshi şekli ve fazla çalışma iddialarında delil bulunmadığı, ancak sigorta günlerinin kuruma eksik bildirildiğinden iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği kabul edilerek kıdem tazminatına hükmedilmiştir. Dava dilekçesinde ve yargılama süresinde davacının böyle bir iddiası yoktur. Davacı tarafından yargılama boyunca ileri sürülmeyen bir vakıanın bilirkişice görevi olmadığı halde raporunda irdelenip mahkemece de hükme esas alınarak hüküm kurulması davanın taraflarca hazırlanma ilkesine ve HUMK.nun 75. maddesine aykırıdır. Bu nedenle akdin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği ispat edilemediğinden kıdem tazminatının reddedilmesi gerektiği yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekirken onama kararı verildiğinden çoğunluk görüşüne bu nedenle katılamıyorum. 31.03.2011 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy