(4857 S. K. m. 17, 41, 44) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram, genel tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, iş akdinin davalı işveren tarafından feshedilmesi üzerine açmış olduğu işe iade davası sonucunda feshin haklı bir nedene dayanmadığının belirlendiğini, iş yerinde fazla mesai yaptığını, Ulusal Bayram Genel Tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf, iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının Mağaza Müdürü olarak görev yapması nedeni ile çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini bu nedenle fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde bir çalışmasının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi talebinde bulunmuştur.
Yerel Mahkemece; iş akdinin davalı işverence haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ancak Mağaza Müdürü sıfatı ile çalıştığı şubenin üst düzey yöneticisi konumunda çalışması nedeniyle çalışma saatlerini kendisinin belirleme yetkisi bulunduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı talep etmiş olduğu tazminat ve işçilik haklarına brüt miktarlar üzerinden karar verilmesini istemiştir. İşçilik hak ve alacakları yönünden kesintiler infaz sırasında dikkate alınacağından, kabulüne karar verilen kıdem ve ihbar tazminatlarının net miktarlar üzerinden hüküm altına alınmış olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İşyerinde en üst düzey konumda çalışan işçinin görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir yönetici ya da şirket ortağı bulunması durumunda, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Somut olayda; Mağaza Müdürü olarak görev yapmış olan davacının, çalışma saatleri yönünden Bölge Müdürü ve Genel Müdürden emir ve talimat aldığı ileri sürülmüştür. Dinlenilen davacı tanıkları da davacının mağazanın kapanış saatlerinden 1 saat önce işten çıktığı yönünde beyanda bulunmuşlardır. Mahkemece; şirket yöneticisi konumunda bulunan Bölge Müdürü veya Genel Müdürün fazla çalışma yapması yönünde davacıya bir talimat verip vermediği araştırılmalı, mağazanın açılış ve kapanış saatleri de dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmuş olması hatalı olup kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy