(1086 S. K. m. 428)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, izin ücreti ile hafta tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. B. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde plasiyer olarak çalışmakta iken haksız olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili, yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının hiçbir şekilde işçi-işveren ilişkisi ile işyerinde çalışmadığını, taraflar arasında sadece mal alıp-satmaya yönelik ticari ilişki bulunduğunu, davacının şirket kurmasından dolayı davalı şirket ile çalışmayı bıraktığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosyaya mübrez deliller ile cari hesap ekstresinde sabit aylık ücretlendirme ve özellikle prim ücretlendirmesi gösterilmiş olması karşısında ticari ilişkisi olan bir kişiye prim ödemesi yapılamayacağından davacı ve davalı işveren arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi olduğu, davacının şirket kurulumu için kendisinin iş sözleşmesini sonlandırdığı düşünülse dahi buna ilişkin davalı tarafça fesih şeklini ortaya koyacak herhangi bir delil sunulmadığından feshin haksız olarak davalı işverence yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin kim tarafından feshedildiği ve fazla çalışma ücreti hak edip etmediği noktalarında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacı davalı yanında plasiyer olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 30.12.2007 günü haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürmüştür. Davalı davacının işçi olarak çalışmadığını, ayrıca kendi şirketini kurduğu için ticari ilişkilerinin sona erdiğini savunmuştur. Mahkemece davacının şirket kurmak için kendisinin iş sözleşmesini sonlandırdığı kabul edilse bile davalının bunu kanıtlayamadığı kabul edilerek tazminat alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içinde bulunan ticari sicil kayıtlarından davacının kurucuları arasında bulunduğu MHS Süt ve Süt Ürünleri Ltd Şti'nin tescil tarihinin 03.12.2007 olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının iş sözleşmesini şirket kurmak için kendisinin feshetmesi nedeniyle işçinin haklı feshinden bahsedilemez.
İşçinin işyerini terk etmesi başka bir deyimle çekip gitmesi halinde işverenin ayrıca fesih bildirimi yapmasına gerek yoktur. İşçinin çekip gitmesi istifa mahiyetinde olup davalının feshi ispatlaması için delil sunmasına gerek yoktur. Bu nedenle iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı neden olmadan feshedildiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddi gerekirken kabulü isabetsizdir.
3- Davacının kendisinin kabulünde olduğu üzere ücret+prim esasına göre çalıştığı açıktır. Sunulan cari hesap ekstresinden davacının yüksek miktarlarda prim ödemesi aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının prim usulü ile çalıştığı anlaşıldığından fazla çalışma ücreti alacağının reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy