(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. A. E. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı iş yerinde 12/07/1999 ile 10/09/2004 tarihleri arasında beyaz eşya reyon şefi olarak çalıştığını, işveren tarafından iş aktine son verildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatını faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı taraf, davacı işçinin iş aktinin işverenin güvenini kötüye kullanması, emniyeti suiistimal etmesi ve işvereni kasten yanıltması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme; toplanan delillere göre iş aktinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini kabul ederek davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı tarafca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkanı vermez(Yargıtay 9.HD. 1.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K) .
Somut olayda davacı hizmet aktinin işveren tarafından haksız feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise kaybolan video kamera ile ilgili olarak davacının işverenin güvenini kötüye kullandığını ve feshin haklı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece işverenin feshinin haksız olduğu kabul edilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebi hüküm altına alınmış ise de bu kabul dosya kapsamına uygun değildir.
Şöyle ki;
Davacının hizmet akti, kaybolan video kameranın kaybını gizlemeye yönelik davranışta bulunması nedeniyle işveren tarafından feshedilmiştir.
Davacı işçi konuya ilişkin yaptığı 09/09/2004 tarihli el yazılı savunmasında videonun kaybolduğunu gizlemek için, Silivri merkez depodan gelen kamerayı kaybolan videonun yerine vitrine koyduğunu ve Silivri' den gelen kamera kutusunun ise boş olduğunu yetkililere söylediğini açıkça kabul etmiştir.
Davacı öncelikle sorumlu olduğu reyondaki video kameranın kaybolmasına neden olduğu gibi daha da önemlisi bu kaybı gizlemek için Silivri' den gelen kamera kutusunun boş olduğunu söyleyerek Silivri de çalışan görevlileri, kendisini sorumluluktan kurtarmak için suçlamıştır.
Davacının bu davranışı işverenin güvenini kötüye kullanmak olup buna dayalı işveren feshi haklı olduğundan talep edilen kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının reddi gerekirken gerekçesiz şekilde kabulü bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy