(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25, 41, 57)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Kırmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin davalı işverence haksız feshedildiğini, fesih yazısında belirtilen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, sodexhoların ilgili firmalardan davacı veya ilgili çalışanlarca tutanak karşılığı alınıp kasaya teslim edildiğini, tutanaklarda çeklerin toplam miktarının belirtildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, işverenin güvenini sarsacak davranışlar içine girince iş akdine son verildiğini, daha önce de benzer davranışları nedeniyle uyarıldığını, görevini kötüye kullanarak davalının mal aldığı veya mal sattığı firmalardan menfaat temin ettiğini, davalının ticari ilişki içinde bulunduğu eczanelerden kesilen fatura bedellerini nakit olarak alıp davalıya ödemediğini, eczanelere iade edilmesi gereken paraları da kendi çıkarları için kullanarak şirketin itibarını zedelediğini, Bilim ilaç firmasından sodexho yemek fişlerini işvereninden habersiz aldığını ve kendisine menfaat temin ettiğini, ayrıca Sandoz firması tarafından davalıya ödenmesi gereken 3120 TL.nin davacı tarafından işverenden habersiz şahsi hesabına yatırılmasını sağladığını ve parayı kendi menfaatine kullandığını, davalı ile ticari ilişkisi olan firma elemanları ile para alışverişine girdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının çalışma döneminde daha önce de işyerini zarara uğratması nedeniyle uyarma cezası verildiği ilaç firmasından gelen yemek fişlerini zimmetine geçirdiği, disiplin kurulu tarafından iş akdini haklı olarak fesh edildiği anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatları talebinin reddine diğer işçilik alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı iş akdinin davalı tarafından haksız feshedildiğini, iddia edildiği gibi yemek fişlerini zimmetine geçirmediğini, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, davalının şikayeti üzerine C.Savcılığınca yapılan tahkikat neticesinde hakkında takipsizlik kararı verildiğini, davalının zimmete geçirildiği iddia edilen alışveriş çeklerinin muhasebe dökümünü (adet ve meblağını) mahkemeye sunmadığını ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı davacının işverenin güvenini sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, işyerindeki konumunu kullanarak davalı ile ticari ilişkisi bulunan firmalardan menfaat temin ettiğini, Bilim ilaç firmasından sodexho yemek fişlerini işvereninden habersiz aldığını, Sandoz firması tarafından davalıya ödenmesi gereken 3120 TL.nin davacı tarafından işverenden habersiz şahsi hesabına yatırılmasını sağladığını ve parayı kendi menfaatine kullandığını akdin bu sebeplerle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının yemek fişlerini zimmetine geçirdiği feshin haklı nedene dayandığı kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez (Yargıtay 9. HD. 1.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K).
Somut olayda davalı ecza deposunda satın alma şefi olarak çalışan davacının iş akdine 20.10.2008 tarihli fesih bildirimi ile operasyon müdürlüğü tarafından yapılan tespitte firmalardan aldığı sodexhoları zimmetinize geçirdiğinin tespit edilmesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2-e maddesi gereğince son verilmiştir.
Davalı işverenin davacıyı 21.10.2008 tarihinde şikayet etmesi üzerine Konya C.Başsavcılığınca yapılan soruşturmada taraflar arasındaki ihtilafın iş akdine aykırı davranma şeklinde gerçekleşen hukuki ihtilaf olduğu, şüphelinin kendisine verilen hediyeleri kabul etme şeklinde gerçekleşen eyleminde güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı belirtilerek takipsizlik kararı verilmiştir. Müşteki işverenin karara itirazı da Karaman Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmiştir.
Dosya içeriğinde 16.11.1997 ve 21.8.2007 tarihli farklı sebeplerle davacıya verilen uyarı cezaları, savunma yazıları mevcut olup feshe konu olan 18.10.2008 tarihinde yapılan tespitte belirlenen yemek fişlerini zimmete geçirme olayı"na ilişkin herhangi bir tutanak, tespit, savunma yazısı v.b delil sunulmamıştır. Davacının dosyaya sunulan savunma yazısı 11.10.2008 tarihli olup feshin dayanağı tespit ise 18.10.2008 tarihlidir. Yani feshe dayanak teşkil eden zimmet olayına, alışveriş çeklerinin ne şekilde zimmete geçirildiğine ilişkin bir tespit dosya içeriğinde mevcut değildir. Davacı tarafından ileri sürülen sodexhoların ilgili firmalardan tutanak karşılığı alındığı ve yine tutanak karşılığı kasaya teslim edildiğine ilişkin kayıtlar da işverence savunmayı ispat kapsamında dosyaya sunulmamıştır.
Davalı tarafından cevap dilekçesindeki savunmalarına ilişkin olarak bir takım uyarı cezaları, şikayet ve savunma yazıları mevcut ise de bu hususlar fesih sebebi yapılmayan, 18.10.2008 tarihinden önceki olaylara ilişkindir.
İşveren tarafından fesih nedeni yapılmayan ve disiplin kurulu tarafından uyarı cezası verilen konular, işverenin yazılı fesih bildiriminde fesih sebebi olarak gösterilmeyen ve derhal fesih hakkının kullanılmadığı fiiller gerekçe gösterilerek feshin haklı olduğu sonucuna ulaşılamaz. İşveren yazılı fesih bildirimindeki nedenlerle bağlı olup, savunmasında bu nedenleri genişletemez ve değiştiremez.
Fesih konusu yapılan yemek fişlerinin davacı tarafından ne şekilde zimmete geçirildiği, işverenin güvenini nasıl kötüye kullandığı her türlü şüpheden uzak, açık ve kesin bir şekilde davalı işveren tarafından ispatlanamamıştır. Kaldı ki davacının davranışları nedeniyle iş ilişkisinde bulunması gereken güvenin işverenden ilişkiye devamı beklenemeyecek ölçüde sarsıldığı kabul edilerek akdin geçerli nedenle feshedildiği kabul edilse bile işçi bu halde de ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanacaktır.
Davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabul edilmesi gerekirken akdin ne şekilde haklı nedenle feshedildiğine ilişkin tespitler, hangi sebeplerle hangi delillere üstünlük tanındığı belirtilmeden isteklerin reddedilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 31.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy