(4857 S. K. m. 32, 36)
Dava ve Karar: Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Günindi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, Gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı Bakanlık tarafından A. İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ihale edilen Diyarbakır Cezaevinin spor salonu ve atölyelerinin yapımında çalıştığını, 05.02.2005 tarihinde işe başladığını ve 29.07.2005 tarihinde işin bitimi nedeniyle haklarını istediğini ancak alamadığını, yaptığı işin alçı, sıva ve iç - dış boya işi olduğunu, 05.02.2005 - 28.07.2005 arasında toplam 167 gün çalıştığını, hak etiği ücreti şirketten istediği halde alamadığını oysa Bakanlığın müteahhit firmanın hak edişlerinin tamamının ödenmesinden önce ücreti ödenmeyen işçi olup olmadığına yönelik denetim ve kontrolünü yapması gerektiği halde bunu yapmadığını bildirerek ücret alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, istekler hüküm altına alınmıştır.
Hüküm davalı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
İhale makamının 4857 sayılı İş Kanununun 36 ncı Maddesi kapsamında işçilik alacaklarından sorumluluğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 36 ncı maddesinde, "Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların hakedişlerinden öderler" şeklinde kurala yer verilmiştir. Düzenlemeye göre ihale makamı, işçi ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol etmek durumundadır. Yapılacak olan kontrol ya da işçinin başvurusu üzerine ödenmeyen ücretlerden belli şartlarda ihale makamının sorumluluğu söz konusu olur. Bu durumda ihale makamının yapmış olduğu ilan üzerine işçilerin başvuruda bulunmamış olmaları, kamu kurumunun anılan madde kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.
Aynı maddenin 2 nci fıkrasında ise, işçilerin her hak ediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmeyeceği öngörülmüştür. Maddede sözü edilen ücret son 3 aylık temel ücret olarak değerlendirilmelidir. Yine ihale makamının ihbar ve kıdem tazminatıyla kullandırılmayan izinler sebebiyle herhangi bir sorumluluğu söz konusu değildir.
İhale makamı kamu kurumunun son 3 aylık ücretten sorumluluğu, işverenin yanında ve yasadan doğan bir sorumluluktur. İşverenle ihale makamının birlikte dava edilmesi durumunda müştereken müteselsilen sorumluluğa dair karar verilmelidir. İhale makamının tek başına dava edildiği durumlarda işçinin mükerrer yararlanmasını önlemek için işverence sözü edilen ücretlerin ödenip ödenmediğinin araştırılması gerekir.
Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre, anahtar teslimi suretiyle ihale edilen işlerde kamu makamlarının fazla çalışma, hafta tatiliyle bayram ve genel tatili alacakları yönlerinden sorumluluğu bulunmamaktadır (Yargıtay 9. HD 19.01.2010 gün 2009/12074 E, 2010/378 K.).
Somut olayda yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ihale makamı olan davalı bakanlığın davacı işçinin ücretinden sorumluluğu işverenin yanında ve yasadan doğan bir sorumluluk olup son 3 aylık ücretle sınırlıdır. Davacı işçinin son 3 aylık ücretinin tahsiline karar verilmesi gerekirken 5 aylık ücretin davalıdan tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 24.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy