(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17)
Dava ve Karar: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, izin, fazla çalışma, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi C.Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Davacı, davalı işyerinde asgari ücretin üzerinde bir ücretle çalıştığı halde sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, ücretlerin zamanında ödenmediğini, bu durumun düzeltilmesi için işverene ihtarname çektiğini, buna karşın işveren tarafından haksız olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek kıdem, ihbar, izin, fazla çalışma ve ücret alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı R. A. T. davacının 2001 yılının Kasım ayına kadar yanında çalıştığını, ancak işyerini 2002 yılı Ocak ayı içinde kapattığını, o tarihte davacının işten kendi isteğiyle ayrıldığını, kıdem ve ihbar tazminatı isteyemeyeceğini, diğer taleplerinin de zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı H. T. ise davacının asgari ücretle çalıştığını, devamsızlık nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin asgari ücretin üzerinde bir ücretle çalıştığı tanık beyanlarıyla ücret araştırması neticesinde sabittir. Davalı işverenin davacının sigorta primlerini asgari ücret üzerinden gösterdiği ve ücretleri zamanında ödemediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davacı ücretlerinin zamanında ödenmesi ve sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden ödenmesi için işverene ihtarname göndermiştir. Bunun üzerine işverenlerden R. A. T.'nun davacıya "sizi hiçbir yerde çalıştırmam, benden hiçbir alacağınız yok, bildiğiniz yere şikayet edin, gidin alacaklarınızı muhasebeden alın" şeklinde sözler sarf ettiği tanık beyanlarıyla sabittir. Bu beyanlar karşısında davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiği sabittir. Davacı ihbar tazminatına hak kazanmıştır.
2-Öte yandan dosya içindeki SSK hizmet cetveli ve işe giriş bildirgesine göre davacı 2001 yılı sonuna kadar davalı R. A. T., 2002 yılının başından itibaren ise diğer davalı H. T.'ya ait işyerinde çalışmış olarakgözükmektedir. Davalılar arasında baba oğul şeklinde akrabalık mevcuttur. Davalı tanığının işyerinin davalılara ait olduğu ve birlikte çalıştıkları yönündeki beyanıyla davacının iş sözleşmesinin baba R. A. T. tarafından feshedilmesi karşısında davacının her iki davalı tarafından birlikte istihdam edildiği sabittir. Davacının tüm alacaklarından davalıların birlikte sorumlu tutulmaları gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, .27.09.2010 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy