(4857 S. K. m. 57) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Davacı, yıllık ücretli izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında; özetle: davacının salt işveren kayıtlarına dayandığı, davacının çalıştığı 2001 yılına kadar davalı işvenin kamu kurumu olduğu, izin kartında yer alan, davacı talebi, izne çıkış ve dönüş tarihleri, işveren oluru yazılı olan izin belgelerine değer verilmesi gerektiği yazılıdır.
Bozma ilamından sonra alınan 13.11.2007 günlü bilirkişi raporunda, davalı işverenin ibraz ettiği kayıtlara göre davacının yıllık izin alacağı olmadığı belirtildikten sonra, davacının itirazı üzerine alınan 5.2.2010 günlü bilirkişi raporunda iki seçenekli olarak; davacı imzasını taşıyan ve taşımayan izin belgelerine göre davacının 90 günlük kalan izin alacağı olduğu bildirildikten sonra, ikinci seçenekte; sadece davacı imzasını taşıyan izin belgelerine göre bozma öncesinde olduğu gibi hesaplama yapılarak kalan izin alacağı belirlenmiş ve mahkemece, bu son seçeneğe göre karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına rağmen, tüm izin belgeleri dikkate alınmadan bozma ilamından önceki hükmün aynen kurulması, usuli kazanılmış hak ilkesine aykırılık oluşturur.
Mahkemece yapılması gereken, uyulan bozma ilamına göre; tüm imzalı ve tarih içeren izin belgelerini nazara almak, ancak bilirkişinin bu konudaki iki raporu birbiri ile çelişkili olduğundan, çelişkiyi gideren bir rapor alarak sonuca gitmekten ibarettir. Buna rağmen yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy