(1475 S. K. m. 13, 14, 17, 35, 54) (4857 S. K. m. 17, 41, 57)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ikramiye, izin, fazla çalışma alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hâkimi M. Başbayraktay Taşkın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalı birlikte elektrik mühendisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı, ikramiye, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacağı isteğinde bulunmuştur.
Davalı alt yapı hizmetleri için anlaştıkları yüklenici şirket ile yaptıkları anlaşmayı feshettiklerini, kesin hesapların çıkarılması için kontrol yapıldığını ve yüklenici firmaya 10 trilyon liranın fazla ödendiğinin belirlendiğini, davacının imalatı onaylaması sonucu ödeme yapıldığından iş sözleşmesinin bu nedenle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece anılan alacaklar kısmen hüküm altına alınmıştır.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık feshin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içindeki bilgilerden davacının davalı birlikteki görevinin yüklenici firmanın elektrik yönünden yaptığı işlerin uygun olup olmadığını denetlemek ve uygun ise hak ediş düzenlenmesini sağlamaktır.
Firma ile yapılan anlaşmanın feshedilmesi sonucunda kesin hesap raporları için yapılan incelemede elektrik işi ile ilgili olarak ara hak edişler sırasında 385.842.65 TL fazla ödeme yapıldığı belirlenmiş, davacı da 19.2.2003 tarihli raporunda anılan belirlemenin doğru olduğunu, kablo döşemesi sırasında hatalı hesaplama yapıldığını kabul edip, hesaplamalara itirazı olmadığını bildirmiştir. Bu durumda 385.842.65 TL ödemenin fazla yapıldığı davacının da kabulündedir.
Davacının bu eyleminin 1475 sayılı İş Kanunu'nun 17/II/e maddesinde düzenlenen doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunmama kuralına aykırılık oluşturduğu ve işverenin derhal fesih hakkı doğduğu dikkate alınarak davacının kıdem, ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy