(5174 S. K. m. 73, Geç. m. 12) (657 S. K. m. 36) (5590 S. K. m. 86)
Dava ve Karar: Davacı, kıdem tazminatının faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde 18.03.2002 tarihinde çalışmaya başladığını, 12 işverence 5174 sayılı Kanunun geçici 12. maddesine göre statüsü korunan özel personel olması nedeniyle kıdem tazminatının ödenmediğini ileri sürerek 7000 TL kıdem tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işe giriş tarihi itibariyle 5174 sayılı Kanun kapsamında kaldığını, İş Kanunu'nun kapsamı dışında kaldığını, mahkemenin görevsiz olduğunu, uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğunu, davacının kıdem tazminatı istemesinin hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın görev yönünden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının devlet memuru ya da diğer kamu görevlileri kapsamına giren statü hukukuna tabi ve atamayla göreve başlamış personel konumunda olmadığı taraflar arasında akdedilmiş hizmet sözleşmesi ile çalışmaya başladığı, evlilik nedeniyle iş akdini fesheden davacının hesaplanan kıdem tazminatına hak kazanacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği noktasında toplanmaktadır.
Davacı 18.3.2002- 30.9.2002 arası yürürlüklü sözleşme ile davalı borsada 18.03.2002 tarihinde davalı Borsa'da işe başlamıştır.
Sözleşmenin 10. maddesinde; ilgilinin borsada en az bir yıl görev yapması halinde kendisine personel yönetmeliğinin ayrılma tazminatı ile ilgili 32. maddesi uyarınca koşulların gerçekleşmesi halinde sözleşmeli olarak göreve başladığı tarih esas alınarak ayrılma tazminatı ödeneceği, 12. maddesinde de sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde 5590 sayılı Kanun ve personel yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Davacı sözleşme süresinin bitimiyle birlikte 1.10.2002 tarihinden itibaren aday memur olarak 1.1.2004'den itibaren de tescil memurluğu kadrosunda çalışmasını sürdürmüştür.
Davacının imzaladığı 18.03.2002- 30.9.2002 tarihli sözleşme süresinin dolmasından sonra yönetim kurulu kararı ile personel yönetmeliği 19. md uyarınca 657 Sayılı Kanunla değişik 36. madde gereğince 10. derecenin 1. kademesi 590 gösterge rakamı ile aday memur olarak muhasebe servisinde yardımcı personel ünvanıyla 01.10.2002'den itibaren görevlendirilmesine karar verilmiş yine yönetim kurulunca 01.01.2004 tarihinden itibaren asaletinin tasdikine, tescil memurluğu kadrosuna 10. derecenin 3. kademesi üzerinden intibakının yapılmasına karar verilmiştir. Davacı emekli sandığı üye giriş beyannamesi doldurmuş ve 18.03.2002 tarihinden itibaren de primleri kesilmeye başlamış sosyal güvenlik yönünden SGK ile irtibatlandırılmamıştır. Antalya Sigorta İl Müdürlüğü'nün yazısına göre kayıtlarda davacının sigorta sicil numarasına rastlanılmadığı belirtilmiştir.
5590 sayılı Kanun da odalar ve borsalarda istihdam edilen kişilerin tabi olacakları yasa hükmü ile ilgili bir düzenleme olmamakla birlikte 86. maddesinde oda mensuplarının özlük işlerinin tüzük ve yönetmelik hükümleri ile düzenleneceği ve 5590 sayılı Kanun'dan sonra 18.05.2004 tarihin de yürürlüğe giren 5174 sayılı Kanun'un 73. maddesi ile odalar ve borsalar birliği ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilenlerin bu kanunda yer alan hükümler dışında 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi olacağı, geçici 12. maddesinde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte istihdam edilmekte olanların mevcut statülerine göre istihdam edilmelerine devam olunacağı öngörülmüştür.
Davacının 18.03.2002 tarihinde davalı Borsa'da çalışmaya başlaması sebebiyle 5174 sayılı Kanun'dan önceki hukuki statüsünün tespiti gerekmekte olup, dosya içeriğinde mevcut atama kararları, personel yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davacının statü hukukuna tabi olduğu, buna göre taraflar arasındaki ilişkinin idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Mahkemece davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile işin esasına girilerek davanın kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy