(4857 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait iş yerinde 15.12.2006-18.02.2008 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, iş akdinin haksız ve ihbar öneli tanınmaksızın sonlandırıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin, işçinin işverene zarar vermesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanununun 25 II-(ı) bendi gereğince feshedildiğini ileri sürmüş ve reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece feshe konu olayın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2- Davacının davalıya ait iş yerinde 15.12.2006-18.02.2008 1 Yıl 2 Ay 2 gün çalıştığı dava dilekçesi ve dosya içerisine alınan SSK hizmet döküm cetveli ile Sabittir.
Kıdem tazminatı yönünden 1 yıl 2 ay 2 günlük çalışma süresi esas alınarak, ihbar tazminatı yönünden ise 4 haftalık süre üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fesih tarihi 18.12.2008 olarak hatalı şekilde belirlenmiş ve dava konusu tazminatlara esas hizmet süresi 2 yıl 2 gün olarak tespit edilmiştir.
Taraflar arasında davacının asgari ücret ile çalıştığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Fesih tarihinde asgari ücretin Aylık brüt 608.40 TL olduğu dikkate alınmaksızın Aylık brüt 638.70 TL üzerinden hesaplama yapılması da hatalı olup, mahkemece hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy