(4857 S. K. m. 32)
Dava: Davacı, ücret fark alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı iş veren ile aralarında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ücret başlıklı 4.4 nolu alt bendinde ücret ayarlamasının İstanbul Ticaret Odası 1985=100 bazlı İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksine bağlı olarak 6 ayda bir belirleneceğinin hükme bağlanmasına rağmenbu endeks doğrultusunda ücret artışın yapılmadığını ileri sürerek ücret fark alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili hizmet sözleşmesinin imzalanmasından sonra ücret ayarlama sisteminde yeniden yapılandırılmaya gidildiğini, personelin bu sistem içindeki yeni görev tanımı ve bu kapsamda ücretlere uygulanan artış oranı ile yeni ücret tutarının 13/07/2004 tarihli yazı ile davacıya bildirildiğini, davacının bu tarihten sonra kendisine ödenen ücret ve ücret artışlarını itirazı kayıtsız kabul ettiğini ileri sürmüş ve davanın reddi talebinde bulunmuştur.
Yerel Mahkemece; davacının ücretlerinde yapılan artışın, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 4.4 maddesi uyarınca uygulanması gereken İstanbul Ticaret Odası 1985=100 bazlı İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksine göre yapılması gereken artıştan yüksek olduğu, davacının maaş farkı alacağı olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından 09.11.2009 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının değerlendirilmediği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında; davacının ücretlerinde yapılan artışlarının İstanbul Ticaret Odası 1985=100 bazlı İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksine bağlı olarak gerçekleşecek ücret artışının altında kalıp kalmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Ücret artışlarının bu Endekse göre yapılmadığı davalı işverenin de kabulünde olup, davacının ücretlerinde yapılan değişikliklerin İstanbul Sanayi ve Ticaret Odası tarafından açıklanan kümülatif enflasyon oranına göreve kıdem esasına göre belirlendiği belirtilmiştir.
Davacı tarafça; 09.11.2009 tarihli bilirkişi raporuna, iş akdinde ücretin net miktar olarak gösterilmiş olmasına rağmen, başlangıçtan itibaren Brüt ücretler esas alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, İTO 1985/100 Bazlı İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksinden yaralanılarak hesaplama yapıldığı belirtilmesine rağmen bu endekse ilişkin alınan çarpan tutarının nasıl belirlendiğine ilişkin denetime elverişli rapor hazırlanmadığı davacının iş sözleşmesinin başlangıcında almakta olduğu ücretinin 30.01.2004 tarihinde düşürüldüğü davalı işveren tarafından ibraz edilen belgelerle sabit olduğu halde, davacının imzasını içermeyen bordrolarda gösterilen hatalı ücretler esasa alınarak ve ücretlerdeki artışın bir bölümünün görevde yükselmeye bağlı olduğu değerlendirilmeksizin hesaplama yapıldığı ileri sürülerek itiraz da bulunulmuştur.
Taraflar arasında geçerli iş akdinde ücretin net ücret olarak gösterildiği ve iş yerinde 08.12.2004 tarihine kadar Net ücret uygulaması bulunduğu, taraflar arasındaki iş sözleşmesi veanılan tarihli işveren yazısı ile sabittir. Ayrıca iş akdinin devamı sırasında çeşitli tarihli işveren yazıları ile davacıya belirlenen ücret miktarlarına ilişkin bildirimlerde de bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından ücrete ilişkin yapılan bu düzenlemeler ve buna bağlı ödemeler değerlendirilmeksizin, imzasız bordrolarda gösterilen rakamlar esas alınmak sureti ile hesaplama yapılmıştır.
Bilirkişi; 09.11.2009 tarihli raporunda, İTO1985=100 İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksinde bildirilen her ay itibari ile değişim miktarının alınması ve bulunan 6 aylık artı ve eksi tutarlar toplanarak 6 ayın sonunda tatbik sureti ile davacıya bordrolarda yapılan ücret ödemesinde baz alınan saat ücreti arasındaki fark bulunup bulunmadığının belirlendiğini belirtmekle birlikte, emsal dosyalar açısından aynı artış tarihleri itibari ile, aynı endekse göre farklı çarpanlar belirlenmiş olup, anılan çarpanların ne şekilde belirlendiği de denetime elverişli şekilde gösterilmemiştir.
Mahkemece; davacının bilirkişi raporuna ilişkin bu yöndeki itirazları incelenerek, denetime elverişli şekilde düzenlenmiş ek bilirkişi raporu alınmadan eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy