(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 15.2.2003 tarihinde davalı işyerinde, davalının ihale ile aldığı işyerlerinin dış cephesinde kaplamacı olarak çalıştığını 12.4.2007 günü şirket yetkilisinin yanına çağırıp defol git buradan diyerek, sinkaflı küfür ederek kovduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, işçilerin iş elbiselerini toplu olarak giyindiklerini davacının iş arkadaşı İsmet in kullandığı babasına ait kredi kartını İsmet in haberi olmadan aldığını ve karttan 1000 TL çektiğini, çekilen paranın akibetini araştıran İsmet ve işyeri yetkilisinin kartın kullanıldığı banka şubesine giderek kamera kayıtlarına baktıklarında para çekenin davacı olduğunu gördüklerini, yaptığı ortaya çıkınca parayı arkadaşına iade ederek bir daha da işyerine gelmediğini, gelse bile iş akdi feshedileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin bildirim öneli verilmeden ve haklı bir neden olmadan davacı tarafından haksız feshedildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddine diğer işçilik alacaklarının ise kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş akdinin kimin tarafından feshedildiği ve haklılığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda davacı işçi iş akdinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini beyan ederek bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınması istemiştir.
Davalı taraf ise davacının işyerinden arkadaşı olan İsmet adlı işçinin banka kartını habersiz olarak almak suretiyle para çektiğini bu durumun ortaya çıkması üzerine işyerini terk ettiğini işyerine gelmiş olsa dahi iş akdinin feshedileceğini savunmuştur.
Davalı işveren tarafından herhangi bir fesih bildiriminde bulunulmamış savunmaya konu olaya ilişkin bir tutanak düzenlenmemiştir.02.04.2007 tarihli tutanak ta ise 24.03.2007 tarihinden beri mazeret beyan etmeksizin gelmediği, açılan telefonlara cevap vermediği belirtilmiştir.
Davalı işyerinde çalışan davacı tanığı ustabaşı olan davacının şirket tarafından çıkarıldığını, izne gitmek istediğini işverene söylediğini, şirketin kabul etmeyerek çık git diyerek kovduğunu hatta şefin de orada olduğunu ifade etmiştir.
Davalı tanığı İsmet ise şirkete ait odada davacı ile beraber kaldıklarını, bir gün çocuğunun hasta olduğunu söyleyerek 100 TL istediğini, para çekmesi için bankamatik kartını verdiğini, davacının kartı alarak dışarı çıktığını, ancak geri gelerek, para bulduğunu karta gerek kalmadığını söylediğini, 1 ay sonra 1000 TL çekildiğini anladığını, davacı ile beraber bankaya gittiklerini, görüntüler olduğu bankadan söylenince, davacının parayı Yusuf'la beraber çektiklerini söylediğini ifade etmiştir.
İşyerinde belirtilen söz konusu olaya ilişkin davalı işveren ve tanık anlatımları birbiriyle çelişmektedir.
Bunun yanı sıra banka kartının haksız olarak kullanıldığı iddia edilen işçide kartını kendi rızası ile davacıya verdiğini beyan etmiştir. Ayrıca dosyadaki tanık anlatımlarından davacı ile davalı işveren temsilcisi arasında izin konusunda tartışma yaşandığı, bu tartışma sonrasında işveren temsilcisinin çık git şeklinde beyanda bulunarak davacıyı işyerinden kovduğu anlaşılmaktadır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının iş akdinin davalı işverence haksız feshedildiğinin kabulü ile ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy