(1086 S. K. m. 438) (1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 41, 47, 57)
Dava ve Karar: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatil ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş, davacı avukatı duruşma talep etmiş ise de; HUMK. nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi İ. Moroğlu tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti
Davacı, mikser şoförü olarak davalı alt işveren Yeter İnş. Ltd. Şti işçisi olarak diğer davalı asıl işveren Oyak Beton San. Tic. AŞ'nin denetiminde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz
Kararı davacı ve davalı vekilleri yasal süresi içerisinde temyiz etmişlerdir.
E) Gerekçe
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Oyak Beton San. AŞ'nin tüm, davacı ve diğer davalı Yeter İnş. Ltd Şti'nin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma ve hafta tatili çalışması yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı fazla çalışma ve hafta tatili çalışması yaptığını iddia etmiş, davalı ise davacının fazla çalışma ve hafta tatili çalışmasının bulunmadığını savunmuştur.
Dinlenen davacı tanıkları haftanın 6 günü çalışıp 1 günü hafta tatili kullandıklarını ancak işlerin yoğun olduğu dönemlerde hafta tatili izni kullanmadıklarını, ortalama olarak ayda 3 gün hafta tatili izni kullandıklarını, mesainin sabah 08.00'de başladığını akşam 23.00'a kadar devam ettiğini beyan etmişlerdir.
Mahkemece davacının haftanın 6 günü çalıştığından bahisle hafta tatili alacağının reddine karar verilmiş fazla çalışma alacağı ise hüküm altına alınmıştır.
Aynı gün temyiz incelemesi yapılan Ankara 6. İş Mahkemesinin 29.12.2010 tarih ve 2008/849 E., 2010/1006 K. Sayılı ve aynı mahkemenin aynı tarih ve 2008/850 E., 2010/1007 K.sayılı dosyalarında yapılan işin niteliği dikkate alınarak Nisan-Kasım ayları arası fazla çalışma ve hafta tatili alacağının hesaplandığı ve bu hesaplama şeklinin hükme esas alındığı görülmüştür.
Yine aynı gün temyiz incelemesi yapılan Ankara 9.İş Mahkemesinin 05.10.2010 tarih ve 2008/684 E.,2010/733 K.sayılı dosyada da benzer şekilde hesaplama yapıldığı da anlaşılmıştır.
Dolayısıyla aynı gün temyiz incelemesi yapılan yukarıda belirtilen emsal dosyalarda aynı işi yapan davacıların açtıkları davalarda tanıkların yaz ve kış ayları ayrımı yaparak beyanda bulundukları ya da bilirkişilerce yapılan işin niteliği gereği kış aylarında fazla çalışma ve hafta tatili çalışması yapılamayacağı tespitiyle söz konusu alacakların hesaplandığı anlaşılmakla mahkemece öncelikle yapılan işin niteliği de dikkate alınarak mevsimsel çalışma koşullarının ilgili yerlerden sorulmak suretiyle yaz ve kış ayları çalışma koşulları belirlenerek ve tanıklar yeniden dinlenilerek iş yerinde davacının yaz-kış aylarında aynı koşullarda çalışıp çalışmadığı açıkça tespit edilerek ve yukarıda belirtilen emsal dosyalar da gözetilerek fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının yeniden belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı ücret alacağı talep etmiş, mahkemece karar gerekçesinde davacının ücret alacağının ödendiği hususunun yasal delillerle kanıtlanamadığı belirtilmiş ise de hüküm fırkasında ücret alacağı ile ilgili olumlu/olumsuz bir hüküm kurulmadığı görülmüştür.
Bu nedenle davacının ücret alacağına hak kazandığı anlaşılmış olup bu alacağın hüküm altına alınmaması da ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy