(2821 S. K. m. 61, 63) (1086 S. K. m. 7, 23, 27) (5521 S. K. m. 5, 15) (YHGK. 10.02.2010 T. 2010/ 9-52 E. 2010/89 K.)
Dava ve Karar: Davacı, 01.07.2003 - 14.03.2008 dönemi için 2100.-TL'sının sendika üyelik aidatının dava tarihinden itibaren en yüksek işletme kredi faiz oranı ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö.F.T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
Dava, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/2. fıkrası uyarınca üyelik aidat alacağının faiziyle birlikte tahsiline ilişkindir.
Davacı vekili, davalı B............... Belediye Başkanlığı'nın belediyenin sendika adına kestiği aidatları 2821 Sayılı Yasanın 61. maddesine göre ödemesi gerekirken ödemediği, 01.07.2003 - 14.03.2008 dönemi için sendika üyelik aidatının dava tarihinden itibaren en yüksek işletme kredi faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir tebligat yapılmış, ancak davalı davaya karşı yanıt vermemiştir.
Mahkemece; belediyeden gelen müzekkere cevabı ile ödenmeyen sendika üyelik aidat miktarı belli olduğu gerekçesi ile sendika üyelik ve dayanışma aidatının dava tarihinden itibaren bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek işletme kredi faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Davalı, mahkemece eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesine göre iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihteki davalının Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılır. İş Mahkemelerinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olduğundan anlaşma ile bertaraf edilemeyeceği gibi genel yetki kuralları da uygulanmaz. Hatta davalı tarafından yetki itirazında bulunulmamış olsa bile mahkemece yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerekir (Dairemizin 24.04.2009 tarih ve 9425-11511, 19.02.2008 tarih ve 2007/30633-2008/1051, 10.02.2009 tarih ve 2009/1089-1968 sayılı içtihatları da bu doğrultudadır.).
2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 63. maddesinin 2. fıkrasında, bu kanundan doğan bütün anlaşmazlıkların iş davalarına bakmakla görevli mahkemelerde çözümleneceği hükmü düzenlenmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun gerekçesinde mahkemenin yer itibariyle yetkisi konusundaki hükmün kamu düzenine ilişkin olduğu maddenin gerekçesinde açıkça ifade edilmiş ve 5. maddede belirtilen yetki kuralına aykırı sözleşmelerin geçersiz olduğu belirtilmiştir. Kamu düzenine ilişkin ve kesin olan yetki kuralına aykırı sözleşme yapılamaz. Mahkeme yetkisizliğini her zaman kendiliğinden gözetir. Taraflar da duruşma bitinceye kadar yetki itirazında bulunabilirler. Yani bu halde yetki itirazı ilk itirazlardan değildir.
5521 sayılı İş Kanunu'nun 15. maddesinde yer alan; Bu kanununda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uygulanır kuralından hareketle iş mahkemelerinin yetkisi konusunda yapılacak sözleşmelerin geçerli olacağı kabul edilemez. Çünkü İş Mahkemelerinin yer bakımından yetkisi konusu 5521 Sayılı Kanunda açık ve kesin bir şekilde düzenlenmiştir, İş Mahkemeleri Kanunu'nun düzenlediği özel yetki kurallarında, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir boşluk veya belirsizlik bulunmamaktadır, İş Mahkemeleri Kanunu'nda kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda; davacı sendikanın istem konusu üyelik aidat alacağının yasal dayanağı 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesi olup, aynı kanunun 63. maddesinde bu kanundan doğan bütün anlaşmazlıklarda İş Mahkemelerinin görevli olduğu belirtildiğine göre görevli mahkemenin yer itibariyle yetkisi o mahkeme için öngörülen özel yetki kurallarına göre belirlenmelidir, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku'nda özel yetki kuralları varsa öncelikle o hükümlerin uygulanması gerekir. Aksi halde 5521 Sayılı Kanunun konuya ilişkin yetki kurallarına göre davanın işverenin ikametgahı sayılan yer mahkemesi dışında açılma imkanı bulunmamaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.02.2010 gün ve 2010/ 9-52 E., 2010-89 K. sayılı kararı bu yöndedir.).
Bu nedenle somut olayda davalı B............. Belediye Başkanlığı'nın ikametgahı Çekerek ilçesi olup Çekerek Asliye Hukuk (iş) Mahkemesi davaya bakmaya yetkilidir. Mahkemece dava dilekçesinin yetkisizlik nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,15.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy