(4857 S. K. m. 41)
Dava: Davacı, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili davacının davalı işyerinde 24.10.1984 tarihinden 17.02.2007 tarihine kadar hammadde departmanında çalıştığını, daha sonra bu departmanda müdür olduğunu, çalıştığı süre zarfında kendisine fazla mesai ücreti ödenmediğini, işten ayrılırken davalı şirket tarafından kendisine imzalatılan İşten Ayrılma İbra Belgesinde de davacının fazla çalışma süreleri ile ilgili bir ücret öngörülmediğini, davacının fazla çalışmalarının, işe giriş çıkış çizelgeleri ile sabit olduğunu beyan ederek 09.03.2002 tarihinden fesih tarihi olan 19.02.2007 tarihine kadar olan dönem çalışması için fazla mesai ücret talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili davacının hammadde müdürü olarak üst düzey yönetici olduğunu, kendi çalışma saatlerini kendisinin ayarladığını, bu nedenle fazla mesai yapmasının söz konusu olmadığını, fazla mesai yapmış olsa dahi, müdür olduğu için çalıştığı biriminin puantajını yapan, bordroyu ve hakedişleri hazırlayan yönetici olarak bu alacağını kendisinin alabilecek konumda olduğunu, talep edilen fazla mesai ücretinin fahiş olduğunu, ayrıca davalı şirketin iç yazışmalarında fazla mesai ödemelerinin kurala bağlandığını, davacının da bu prosedürü çok iyi bildiğini, fazla mesai yapılmadan önce form imzalandığını ve bu formun Genel Müdürlüğe onaya gönderildiğini, davacının bu zamana kadar hiç form imzalamadığını, kaldı kı davalı şirketin fazla mesai yapılmaması, yaptırılmaması, bu hususta gerekli çalışmaların yapılması için şirket yöneticilerine talimat verdiğini, davacı tarafından delil olarak sunulan giriş çıkış çizelgelerinin dikkate alınamayacağını, çünkü davalı şirketin çok geniş bir alana kurulu olduğunu ve bu alan içerisinde çalışanların yararlanmasına açık sosyal tesislerin bulunduğunu, bu sosyal tesislerde yemek yenilebildiğini, alkollü alkolsüz içki içilebildiğini, futbol, basketbol, langırt, kağıt oyunu vs. gibi birçok oyunun oynanabildiğini, bu nedenle çalışanların mesai saatlerinden sonra da sosyal tesislerde vakit geçirdiğini, ana binanın dışında tutulan giriş çıkış kayıtlarının bu nedenle gerçeği yansıtmadığını, alacağın zaman aşımına uğradığını, faiz talebinin de hukuka aykırı olduğunu, hak ediş tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabilmesi için davalı şirketin temerrüde düşürülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyize getirilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 2007 yılı ücret bordrolarına göre son brüt ücretinin 4.333,57 TL olduğu belirtilmiş, ancak hesaplamalar 3.105,00 TL net ücret üzerinden yapılmış ve %30 hakkaniyet indirimi ile fazla mesai ücret alacağının 13.587,69 TL brüt olduğu belirtilmiş ise de hesaplamanın brüt ücret yerine net ücret esas alınarak yapılması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy