(4857 S. K. m. 59)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ücret farkı alacağı, hizmet ikramiyesi, özel hizmet tazminatı, kıdem teşvik tazminatı, izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, istemi hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine Dairemizin 3.7.2006 gün ve 18670-19416 Sayılı bozma kararı ile davalı şirketin kamuya ait %51 oranındaki kamu hisseleri 26.1.2006 tarihinde satılmak suretiyle özelleştirme işlemi tamamlandığı, davacının ücretinin ödenmediğini iddia ettiği, davalının ise özelleştirmeden sonra davacının çalışmasının bulunmadığını, ücret ödemesinin özelleştirme idaresi adına yapıldığını savunduğu, davacıya özelleştirmeden sonra bir süre daha ücret ödendiği anlaşıldığına göre davacının iş sözleşmesinin feshedilip edilmediği, edilmiş ise hangi tarihte feshedildiği ve dolayısı ile kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile ilgili uyuşmazlığın özelleştirme tarihinden sonraki dönem içinde meydana gelip gelmediği mahkemenin görevli olup olmadığının tespiti gerektiği, fesih olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise hangi tarihte yapıldığı, hisse satış devir sözleşmesinde özelleştirme sonrası ücret ödemeleri konusunda bir hüküm bulunup bulunmadığı, davacıya özelleştirmeden sonra yapılan ücret ödemesinin 4046 Sayılı Kanunun 22. maddesi anlamında özelleştirme fonundan karşılanmak üzerimi yapılıp yapılmadığının araştırılması, özelleştirme işleminden sonraki dönemdeki davacının statüsünün açıklığa kavuşturulması kararı ile bozulmuş ve mahkemece 7.11.2006 gün ve 2006/596-702 Sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmiştir.
İdare Mahkemesi'nin uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı vermesi üzerine, Uyuşmazlık Mahkemesi 7.12.2009 gün ve 2008/51-271 Sayılı kararı ile davacının yıllık ücretli izin alacağı konusunda, 2.11.2009 gün ve 2008/22-233 Sayılı kararı ile davacının kıdem tazminatı yönünden uyuşmazlığın çözüm yerinin Adli Yargı yeri olduğu, bu sebeple izin alacağı ve kıdem tazminatı yönünden Kocaeli İş Mahkemesi'nin 7.11.2006 gün ve 2006/596-702 Sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı konusunda yapılan yargılama sonunda, davacının kıdem tazminatı alacağını atiye terk etmesi nedeni ile kıdem tazminatı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, yıllık ücretli izin alacağı hakkında ise davacının iş sözleşmesinin sonlandırılmadığı, nakle tabi personel olarak kullanmadığı senelik izin hakkı ile Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne atandığı, senelik izin hakkının henüz alacağa dönüşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 Sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin, herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır. İş ilişkisinin, statü ilişkisine dönmesi halinde de iş sözleşmesi sona ermiştir. Zira burada çalışan 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamından çıkmakta, Devlet Memurları Kanununu kapsamına girmektedir. Devlet Memurları Kanunu'nda kullanılmayan izinlerin alacağa dönüşeceğine dair bir kural yoktur.
Somut uyuşmazlıkta davacının iş sözleşmesi kapsam dışı ve nakle tabi personel olması nedeni ile davalı işveren tarafından dava tarihinden önce 27.10.2006 tarihinde sonlandırılmıştır. Davacının daha sonra kamu kurumlarına statü hukukuna tabi olarak atanması sona erdiren iş ilişkisinin devamı niteliğinde değildir. İş ilişkisi sona erdiğinden davacı işçi İş Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca kullanmadığı yıllık ücretleri izinlere karşılığı ücret alacağına hak kazanır. Davacının kullanmadığı yıllık ücretli izinleri karşılığı alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy