(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 73, 409)
Dava: Davacı, istirdat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Karar: Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Göçer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı; davalı işçinin çalıştığı süre boyunca aldığı avansları ödemediğini belirterek tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin ikinci yenilemeden sonra davayı tekrar (üçüncü defa) takipsiz bırakması nedeniyle HUMK 409/5-6 maddeleri gereğince davanın açılmamış sayılması cihetine gidilmiş olup, hüküm süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409. maddesinin altıncı fıkrası gereğince; dosyası işlemden kaldırılmış bir dava ancak ikinci defa yenilenebilir. İkinci yenilemeden sonra davanın tekrar (üçüncü defa) takipsiz bırakılması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Yerleşik Yargıtay kararlarına göre; Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın (takibin) süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden (ya da icra takibinden) haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların (taleplerin) nelerden ibaret olduğunu bilmesi, Tebligat Kanununda ve Tüzüğünde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.
HUMK'un 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez.
Somut olayda; dava ilk olarak Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış görevsizlik kararı ile mahkeme esasına kayıt edilmiştir.
Mahkemenin, anılan görevsizlik kararı üzerine davacıya duruşma gününü belirtir davetiyeyi masraf yetersizliği sebebiyle göndermediği anlaşılmaktadır. Davacının bu sebeple duruşmaya katılmaması üzerine dosya müracaata bırakılmış ise de duruşma gün ve saati davacı vekiline davetiye ile bildirilmediği için 27.03.2008 tarihinde verilen ilk işlemden kaldırma kararı usule aykırı olup neticede HMUK 409/5 maddesi uyarınca dosyanın üçüncü kez takipsiz bırakıldığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy