(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 5, 17)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatı, bayram ikramiyesi, yol parası alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sona erdirildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatları ile bayram ikramiyesi, yol parası, ekim ayı maaşı ve fazla mesai alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin tamamen haklı sebeplerle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkı doğduğu, son ikramiye, fazla mesai, 2006 yılı ekim ayı ücretinin ödendiğinin davalı işverence kanıtlanamadığı, tanık anlatımlarından yol parası uygulamasının olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı A. O. A. yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yol ücretinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Dinlenen davacı tanıkları davacının bulunduğu bölgeye servis konulmadığını, ancak yol ücretinin ödenmediğini beyan etmişler; davalı tanıkları ise servis hizmeti olmayan yerlerde oturanların yol ücreti istemeyecekleri şartıyla işe girdiklerini beyan etmiştir.
Buna göre kısmen de olsa işyerinin servis uygulamasının olduğu izlenmektedir. Servis konulmayan bölgelerde oturan işçilere ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi gereğince işverenin eşit işlem borcuna binaen ücretlerini ödemesi gerekmektedir. Buna göre mahkemenin, davacının ikamet ettiği bölgeye göre yol ücreti konusunun araştırılıp, gerekli tespitin yapılıp neticesine göre karar vermesi gerekirken eksik inceleme sonucu karar vermesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.11.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı Vekili diğer taleplerinin yanında
diğer semtlere işe gidiş-gelişlerde servis aracı olmasına ve davacıya işe başladığı zaman yol parasının verileceğinin söylenmesine rağmen çalıştığı süre boyunca yol parası verilmediği
iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL. yol parasının da hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı Vekili davayı kabul etmediklerini bildirmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda
davacı tanıklarının beyanlarından işyerinde yol parası uygulamasının olmadığı anlaşıldığından yol parası talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm yol parası talebi yönünden Yüksek Daire'nin çoğunluğu tarafından bozma ilamındaki gerekçe ile bozulmuştur.
Yol parası talebine ilişkin ispat yükü davacı işçidedir.
Davacı yol parası talebini ispat açısından tanık beyanlarına dayanmış, taraflar arasında işçiye yol parası ödeneceğine ilişkin yazılı bir kanıt sunmamıştır.
Davacı işçi İstanbul BÇM. ne verdiği 26.10.2006 ve 02.11.2006 tarihli şikayet dilekçelerinde yarım maaş bayram ikramiyesi olduğunu belirtmiş, yol parasından söz etmemiştir.
Yargılama sırasında dinlenilen davacı tanıkları yol parasına ilişkin olarak servis aracı olmayan bölgeler için yol parası verilmezdi şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Tanıkların dinlendiği oturumda hazır olan davacı vekili tanık beyanlarına bir diyeceği olmadığını bildirmiş, davacıya yada tanıklara yol parası vaat edilip, edilmediğini sordurmamıştır.
Davacı yol parası verileceğine ilişkin yazılı belge sunmadığı gibi işe başlarken yol parası verileceğinin söylendiğini de kesin bir biçimde ispatlayamamıştır.
Ayrıca dava dilekçesinde çalıştığı süre boyunca yol parasının ödenmediği iddia edilmiştir.
Davacının kıdemi 3 yıl 5 ay 19 gün olup, davacı hizmet akdi sona erene kadar işverenden yol parası talep etmemiştir. Davacının 3 yıl 5 ay 19 gün yol parası talep etmemesi karşısında ilk işe girişti yol parası taahhüt edildiği varsayılsa dahi yol parası ödenmemesi iş şartı haline gelmiştir.
Bu nedenlerle Mahkemenin davacının kanıtlanamayan yol parasına ilişkin talebinin reddine ilişkin kararı yerinde olduğundan Sayın çoğunluğun yol parasına ilişkin bozma düşüncesine katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy