(4857 S. K. m. 5)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki, prim ve ayrımcılık tazminatı alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.06.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat O. B. ile karşı taraf adına Avukat U. A. K. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, davalı işyerinde yönetici sıfatıyla 10.08.2004 tarihinden iş akdinin feshedildiği 26.01.2007 tarihine kadar başarıyla hizmet verdiğini, şirket yapılanması içerisinde davacının aynı ihracat müdürüne bağlı ve aynı seviyede olan üç yöneticiden biri olduğunu, performans notu diğer iki çalışandan yüksek olduğu halde daha az prim ödendiğini beyanla, eksik ödenen primlerinin tahsili ile İş Kanunu'nun 5. Maddesine dayalı olarak ayrımcılık tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren, davacının emsal gösterilen 2 çalışan ile aynı seviyede çalışmadığını, davacı işçinin 01.10.2005 yılından itibaren doğrudan satış birimi yerine satışa dolaylı destek sağlayan pazarlama biriminde çalıştığını, pazarlama pozisyonuna göre prim esaslarının yeniden belirlendiğini, satışa ve performansa göre iki tür pirim olduğunu ve ikisinin de ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece, mahallinde yapılan tespitte yapılan işin ürün tanıtma olarak direk satış ile ilgili olduğu, pazarlamanın ise tanıtım amaçlı olup, direk satış olmadığı, prim hususunda prim dağıtımını düzenleyen bir yazılı metnin bulunmadığı, yılbaşı hedeflerine göre yapılan bir değerlendirme ile sonuca gidildiği, davacı ve emsalleri arasında bir alt-üst münasebetin olmadığı ve hepsinin aynı düzeyde bulunduğu, iş geliştirme yöneticisi unvanına sahip oldukları, her üç kişinin de iş geliştirme yöneticisi olup, davacıya az ödeme yapılmasının sebebinin ise diğerlerinin direk satış ile alakalı olmaları sebebiyle daha fazla prime hak kazandıkları hususunun bildirildiği gerekçesiyle, prim farkı ile koşulları oluşmayan ayrımcılık tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içeriğine göre davacı işçinin 01.10.2005 tarihine kadar emsal olarak bildirdiği diğer çalışanlarla birlikte iş geliştirme yöneticisi sıfatıyla satış biriminde çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı işçi daha sonra aynı unvanla pazarlama biriminde görevlendirilmiştir. Bu itibarla mahkeme kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere pazarlama biriminde çalıştığı sırada satış bölümü çalışanları ile aynı primin ödenmesi yönündeki talebi yerinde değildir.
Öte yandan İş Kanunu'nun 5. maddesinde yazılı olan sebeplerle gerçekleşen bir ayrımcılık iddiası olmadığına göre ilgili maddeye göre talep edilen tazminat isteğinin reddi de yerindedir.
Ancak 01.10.2005 tarihine kadar aynı birimde çalışan emsalleri ile farklı prim uygulamasının geçerli bir gerekçesi işverence açıklanmış ve ispatlanmış değildir. Dosya içinde yer alan ödeme belgeleri dikkate alındığında davacının emsalleri olan işçilerden 2005 yılı ile sınırlı olmak üzere Ekim ayına kadar aynı unvan ve görevde çalıştığı ve performans notu benzer olan işçilere göre prim farkı hesaplanmalı ve istek doğrultusunda karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 900.00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy