(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 24, 41, 46, 47, 57) (1086 S. K. m. 435)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK. nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi İ. P. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalıya ait ayakkabı üretim atölyesinde 01.03.1991 tarihinde başlamış olduğu çalışmalarına 01.03.1995-30.08.1996 tarihleri arasındaki askerlik hizmeti dışında 15.09.1996' dan 18.01.2007 tarihine kadar en son aylık net 800,00.-YTL maaş ile haftanın 6 günü saat 09:00-21:00 saatleri arasında milli bayram ve resmi tatillerde dahil olmak üzere çalıştığını, hak etmiş olduğu fazla mesai, yıllık izin ve hafta, genel tatil ve bayram ücretlerinin ödenmemesi, sigorta primlerinin de hiç yatırılmaması sebebiyle hizmet akdini 4857 sayılı İş Kanununun 24/II-a ve e fıkralarına göre haklı nedenlerle feshettiği 1609 Sk. No:87 B
adresinde üretim atölyesinde çalıştığı, 109 Sk. No:11 A
-I
adresinde toptan satış mağazası olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücreti isteklerinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, davacı yanın uzaktan bir akrabası olup, arada bir işyerine ziyarete geldiğini, ancak hiç işyerinde hiç çalışmadığını, davacının iddialarının aksine 02.12.1994 tarihli M. D.' a ait başka bir işyerinde çalıştığı ve bu çalışmasına ilişkin işe giriş bildirgesinin mevcut olduğunu, yokluğunda dinlenen davacı tanıklarının da işyerlerinde çalışan dönem bordro tanıkları olmadığı için dikkate alınamayacağını, davacı yanın hiçbir davalı işyerinde çalışmalarının bulunmadığından alacak taleplerinin yasal dayanağı olmadığı gibi kendilerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş bir fesih bildirgesi de söz konusu olmadığı için davanın reddi gerektiğini işyerini Ayakkabıcılar sitesi I
adresine naklettiğini, savunmuştur.
Mahkemece, davacının SSK'ya kaydının yapılmayıp sigorta primlerinin ödenmemesi ve yasal ücretlerinin ödenmemesinden dolayı davacının iş akdini haklı nedenle feshetmiş iş olmakla davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davalı işverenin davacının izinlerinin kullandırıldığı veya ücretinin ödendiği yolunda herhangi bir yazılı belge ibraz edilememesi karşısında davacının yıllık izin ücretine hak kazandığı davacının fazla mesai yaptığı, genel tatillerde çalıştığı, kanaati ile bilirkişi raporundaki miktarlara göre, isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, öncelikle davacı ile davalı işveren arasında hizmet ilişkisi olup olmadığı, davacının davalıya ait işyerinde çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 01.03.1991-01.03.1995 ve 15.09.1996-18.01.2007 tarihleri arasında askerlik hizmetinin geçtiği (01.03.1995-30.08.2006) tarihleri arasındaki süreler çıktıktan sonra 14 yıl 4 ay 3 gün çalışması olduğu hesaplanmıştır.
Davacı taraf çalışmasını ispat amacı ile tanık dinletmiştir. Dosya içeriğinde bulunan SGK kayıtlarına göre davacının talep dönemini de kapsayacak şekilde 11082968, 11085410 ve 11111921 no.lu işyerlerinde çalışması görünmektedir.
Davacı işçinin çalıştığı kabul edilen dönem içinde çalışması görünen bu işyerlerinin kime ait olduğu, söz konusu işyerlerinin davalı işveren ile arasında organik bağ olup olmadığı ilgili işyerleri ile ilgili kayıtlar ve ticaret sicil kayıtları celp edilerek tespit edilmeli, işçinin davalı ya ait işyerinde çalışmasının olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Gerekirse tanıklar yeniden dinlenerek işveren değişikliği olup olmadığı, işyerinin tescilinden önce çalışmasının bulunup bulunmadığı araştırılarak, tüm bu deliller değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup, bozulmayı gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy