(4857 S. K. m. 41, 46, 53, 57) (6772 S. K. m. 4) (854 S. K. m. 26, 28, 40, 41, 42)
Dava: Davacı vekili, davacı işçinin ödenmeyen ikramiye, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve genel tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı işverenden karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalıya ait gemi işyerinde gemi adamı olarak 25/03/2005 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, yılda bir ay izin hariç 11 ay boyunca davalıya ait gemilerde haftada 7 gün üzerinden 56 saat çalıştığını, hafta tatilinde 20 saatlik ücret ödenmesi gerekirken 12 saatlik ücret ödendiğini, 30 günlük ücret üzerinden verilmesi gereken ikramiyelerin 26 günlük ücret üzerinden hesap edildiğini, izinlerin eksik kullandırıldığını, ikramiyelerin eksik ödendiğini, genel tatil ücret alacaklarının ödenmediğini belirterek, ikramiye, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve genel tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı işverenden karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının alacaklarının zaman aşımına uğradığını, davacının 25.06.2005 tarihinde İstanbul Büyük Şehir Belediyesine devredilen personel arasında yer aldığını, davacının fazla çalışma ve hafta tatili çalışma ücretlerinin ödendiğini, davacının yıllık ücretli izinlerini eksiksiz olarak kullandırıldığını, davacıya TİS gereği yılda 4 tane ikramiyenin ödendiğini, davacının ve bağlı bulunduğu sendikanın yapılan bu ödemelere itiraz etmediğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonunda emsal onanan karar da gerekçe gösterilip (*), alınan hesap raporuna itibar edilerek ve hesaplanan fazla mesai ve tatil ücretlerinden % 30 oranında indirim yapılarak, davacı çalıştığı süre boyunca her yıl verilen 3 maaş tutarındaki ikramiyelerin 30 gün üzerinden yapılmadığı, davacının kendisine ödenen ikramiyenin 26 gün hesabı ile yapılmış olduğu her bir ikramiyenin 4 gün eksik ödendiği, davacıya izin süresi içinde bulunan tatil günleri dikkate alınmaksızın her yıl 4 gün eksik izin kullandırıldığı, keza davacının hafta ve genel tatillerde çalışmasına rağmen karşılığı ücretin ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz: Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe: 1. 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkındaki Kanunu'nun 4. Maddesine göre ödenecek ilave tediyenin aylık olarak hesaplanmasında, fazla mesai, evlilik, çocuk zamları veya primleri, ayni yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri gibi esas ücrete dahil olan ödemeler dikkate alınmaz. Bu düzenleme nedeni ile ilave tediye alacağının bir ay için 26 gün üzerinden hesaplanması gerekir. Davacının davalı işverenden ilave tediye altında ödenen ikramiye alacağının 30 gün üzerinden ödenmesi gerektiği iddiası ile fark alacak isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Yasal düzenleme karşısında davalı işveren 26 gün üzerinden ödemeyi gerçekleştirdiğinden, davacının bu alacak yönünden isteminin reddi gerekir. Mahkemece yazılı gerekçe bu alacağın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 53. maddesinin aksine, Deniz İş Kanunu'nun 40. maddesinde yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri süresinden sayılmayacağına ilişkin düzenleme bulunmamaktadır. Keza taraflar arasındaki TİS'in 69/B maddesi ile izin süresine rastlayan ulusal bayram ve genel tatil günlerinin izin süresinden sayılmayacağı belirtilmiştir. Davacı izin süresine denk gelen hafta tatillerin izin süresinden sayılmayacağını belirterek, bu günler için izin ücreti talep etmiştir. Belirtilen normatif düzenlemeler nedeni ile izin süresine denk gelen hafta tatilleri izin süresinde dikkate alındığından, buna ilişkin istemin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
3. 854 sayılı Deniz iş Kanununun 26. maddesinde günlük ve haftalık iş süresi belirlenmiş ve aynı maddenin 2. fıkrasında da bu süre (gemi adamının işbaşında çalıştığı veya vardiya tuttuğu) süre olarak tanımlanmıştır. Buna göre gemi adamının gerek normal gerekse fazla çalışmasında nazara alınacak süre, gemide kaldığı süre değil gemide işbaşında çalıştığı veya vardiya tuttuğu süredir. Gemi adamının gerek seyir halinde, gerekse limanda gemi içinde bulunması fazla mesai sayılamaz. Fazla mesai alabilmesi için işbaşında çalışması veya vardiya tutması lazımdır. Ayrıca aynı madde içinde vardiya ve dinlenme çizelgelerinin tutulması gerektiği belirtilmiştir. Keza kanunun 28/son fıkrasına göre Fazla saatlerle çalışmaları belgelemek üzere işveren veya işveren vekili noterden tasdikli ayrı bir defter tutmak zorundadır. Bu defterde gemiadamına uygulanan zam nispetleriyle fazla çalışmanın yapıldığı gün ve o güne düşen miktarı ve gemiadamının hakettiği fazla çalışma ücreti gösterilir. Fazla saatlerle çalışma ücretlerinin asıl ücretler için hizmet aktinde gösterilmiş bulunan zaman, yer ve devrelerde, işveren veya işveren vekili tarafından gemiadamlarına tam olarak ödenmesi zorunludur. Madde gereğince gemi işvereni donatan, donatma iştiraki veya onun vekili kaptan, fazla saatlerle çalışma konusunda noterden tasdikli ayrı bir defteri tutmak zorundadır.
Hafta tatili sebebiyle fazla çalışma parası istenebilmesi için yine 854 sayılı Kanunun 41 ve 42. maddelerine göre haftanın tatilden önceki günlerinde 26. maddedeki biçimde sürekli çalışılmış olduğunun ve 42. maddenin 2, 3 ve son fıkralarına göre çalışılmış gibi sayılan hallerin bulunduğunun ve ayrıca hafta tatilinde de işbaşında çalışıldığının veya vardiya tutulduğunun davacı tarafından ispatlanması gerekir. Diğer günlerde de fazla çalışmanın kabul edilebilmesi için bu şekildeki bir çalışmanın ispatı zorunludur.
Bordrolarda fazla çalışma ve tatil sütunu bulunduğu halde bu sütunun boş bırakılmış olması, işçinin fazla çalışma yapmadığının kanıtı olarak kabul edilemez. Üzerinde fazla çalışma ve tatil sütunu bulunan ve ayın bazı günleri fazla çalışma yapıldığı, tatilde çalışıldığı öngörülen bordroları ihtirazı kayıt koymadan imzalayan işçi, bordroda fazla mesai ve tatil ücreti ödemesi göründüğünden, bordro düzenlenen aylar için sonradan fazla çalışma ve tatil ücreti talep edemez. Keza bordrolarda davacı imzası olmasa bile, ücret banka hesabına yatırılarak ödeniyor ve hesap çekilirken ihtirazı kayıt konulmamış ise, banka yolu ile yapılan fazla mesai ve tatil ücretleri ödemelerinin de dikkate alınması gerekir. Ancak fazla mesai yapıldığına veya tatilde çalışıldığına dair kayıt var ve bu kayda göre eksik ödeme sözkonusu ise, o zaman işçi aradaki farkı isteyebilecektir.
Somut uyuşmazlıkta gemi adamı olarak çalışan davacı işçi yılda bir ay izin hariç 11 ay boyunca davalıya ait gemilerde haftada 7 gün üzerinden 56 saat çalıştığını, hafta tatilinde 20 saatlik ücret ödenmesi gerekirken 12 saatlik ücret ödendiğini belirterek fazla mesai ve genel tatil çalışmaları karşılığı ücret alacağını talep etmiştir. Davalı işveren davacıya fazla mesai ve tatil çalışmalarının bordro düzenlenerek banka yolu ile ödendiğini savunmuştur. Mahkemece banka hesapları kontrol edilmeden, bordrolarda davacının imzasının bulunmadığı, aleyhine delil olarak kullanılamayacağı gerekçesi ile hesaplanan fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı alacaklara karar verilmiştir.
Öncelikle fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücretlerin ödendiği davacının da kabulündedir. Ancak davacı taraf bu alacakların eksik ödendiğini iddia etmektedir. Davacının gemi adamı olması nedeni ile alacakların istendiği döneme ilişkin vardiya ve dinlenme çizelgeleri, vardiya defteri ve bordrolar ile davacının banka hesap kayıtları getirtilmeli, davacının fazla mesai ve tatil çalışmaları yukarda belirtilen Deniz İş Kanunu hükümlerine göre belirlenmeli, ödemeler karşılaştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy