(4857 S. K. m. 46, 47)
Dava: Davacı, hafta tatil ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. U. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde şoför olarak çalıştığını, emekli olmak suretiyle işten ayrıldığını ileri sürerek, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının yaptığı fazla çalışma karşılığı hak ettiği ücreti ile genel tatil günleri çalışması karşılığı hak ettiği ücretin, toplu iş sözleşmesinde kararlaştırıldığı şekilde tam olarak ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut olayda, davacı şoför olarak çalıştığı süre içinde, hafta tatillerinde ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek hafta tatili ve genel tatil ücreti taleplerinde bulunmuştur.
Mahkemece, tanık beyanlarına dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporuna itibarla her iki talebinde kabulüne karar verilmiştir.
Çalışılan işyeri bir kamu kurumu olup çalışmaları ve özellikle normal günler dışındaki çalışma ve nöbetlerin kayıt altına alınması zorunludur.
Bir belediye şoförünün, resmi bir biçimde nöbetçi olarak görevlendirilmeden, görev belgesi düzenlenmeksizin nöbet tutması ve göreve çıkması mümkün değildir. Bu nedenle, davacının hak ettiği döneme ilişkin işyeri kayıtları celbedilerek ya da bu işyeri kayıtları yerinde incelenerek, davacının hafta tatili ve genel tatil günlerinde nöbetçi kaldığı günlere ilişkin kayıt ve belgeler saptanarak, kayıtlı hafta tatili ve genel tatil günleri çalışmalarının hüküm altına alınması gerekirken, soyut tanık beyanlarına itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy