(4857 S. K. m. 20, 25)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacının bir eczane tarafından yapılan ve aslı bulunmayan şikayet sonrası davacının akdine geçerli ve haklı neden olmaksızın son verildiğini belirterek işe iade kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının G. isimli eczaneye ilaç siparişi verdirtip bu ilaçları kendisinin aldığının akabinde bu ilaçların bedelini ödemediğinin eczane sahibinin şikayeti üzerine anlaşıldığını, bu nedenle dürüstlük kurallarına aykırı davranan davacının iş akdinin feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının salt prim alabilmek için yüksek miktarda ilaç siparişi alıp bu ilaçların spot depolara gönderilmesi bu tip şirket kurallarına etik ilkelere aykırı tutum ve davranışları izlemenin İş Kanunu'nun 25/2. maddesine göre haklı fesih nedeni oluşturduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davalı şirkete şikayet dilekçesi veren eczane sahibi olan tanık G. B., satış işleminin gerçekleştiği tarihte eczanenin M. T.'a ait olduğunu eczaneyi bu şahıstan devraldığını, borcun tahsili bakımından şirket yetkilileri ile görüştüğünü, kendisine dilekçe yazması gerektiğinin belirtildiğini, davacının yanında D. isimli bir şahsın da olduğunu ancak bu şahsın ismini yazmasa da olacağını söylediklerini, ardından tarih itibariyle isimde yanlışlık olduğunun belirtilmesi karşısında şüphelenerek dilekçe aslını geri aldığını beyan etmiştir. Yine davacı tanıklarından olay tarihi itibariyle eczanenin sahibi M. T. kendisinden ilaçları alanın davacı değil D. U. olduğunu belirtmiştir. Anılan tarih itibariyle davalı şirkette tıbbi mümessil olarak çalışan tanık D. U.'ın ise eczane sahibi tanığın ifadesini doğrulayarak ilaçları bölge müdürünün isteğiyle kendisinin aldığını olayla davacının bir ilgisinin olmadığını ifade etmiş olması karşısında davacının feshe konu olayla ilgisi bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalı olmakla 4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3 maddesi uyarınca dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 62.00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak, 18.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy