(854 S. K. m. 26, 41, 42)
Dava ve Karar: Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya ait gemi işyerinde gemi adamı olarak 25.03.2005 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, yılda bir ay izin hariç 11 ay boyunca davalıya ait gemilerde haftada 7 gün üzerinden 56 saat çalıştığını, hafta tatilinde 20 saatlik ücret ödenmesi gerekirken 12 saatlik ücret ödendiğini, 30 günlük ücret üzerinden verilmesi gereken ikramiyelerin 26 günlük ücret üzerinden hesap edildiğini, izinlerin eksik kullandırıldığını, ikramiyelerin eksik ödendiğini, genel tatil ücret alacaklarının ödenmediğini belirterek, ikramiye, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve genel tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının alacaklarının zaman aşımına uğradığını, davacının 25.06.2005 tarihinde İstanbul Büyük Şehir Belediyesine devredilen personel arasında yer aldığını, davacının fazla çalışma ve hafta tatili çalışma ücretlerinin ödendiğini, davacının yıllık ücretli izinlerini eksiksiz olarak kullandırıldığını, davacıya TİS gereği yılda 4 tane ikramiyenin ödendiğini, davacının ve bağlı bulunduğu sendikanın yapılan bu ödemelere itiraz etmediğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek ve hesaplanan fazla mesai ve tatil ücretlerinden % 20 oranında indirim yapılarak, davacıya ödenen fazla mesai ve ikramiyelerine ilişkin olarak bir takım bordrolar ibraz edilmiş ise de davacının imzasının bulunmadığı, aleyhine delil olarak kullanılamayacağı gerekçesiyle belirlenen alacakların kabulüne, ikramiye ve izin alacağının reddine karar verilmiştir.
854 sayılı Deniz İş Kanununun 26 ncı maddesinde günlük ve haftalık iş süresi belirlenmiş ve aynı maddenin 2 nci fıkrasında da bu süre (gemi adamının işbaşında çalıştığı veya vardiya tuttuğu) süre olarak tanımlanmıştır. Buna göre gemi adamının gerek normal gerekse fazla çalışmasında nazara alınacak süre, gemide kaldığı süre değil gemide işbaşında çalıştığı veya vardiya tuttuğu süredir. Gemi adamının gerek seyir halinde, gerekse limanda gemi içinde bulunması fazla mesai sayılamaz. Fazla mesai alabilmesi için işbaşında çalışması veya vardiya tutması lazımdır.
Hafta tatili sebebiyle fazla çalışma parası istenebilmesi için yine 854 s. Kanunun 41 ve 42 nci maddelerine göre haftanın tatilden önceki günlerinde 26 ncı maddedeki biçimde sürekli çalışılmış olduğunun ve 42 nci maddenin 2, 3 ve son fıkralarına göre çalışılmış gibi sayılan hallerin bulunduğunun ve ayrıca hafta tatilinde de işbaşında çalışıldığının veya vardiya tutulduğunun davacı tarafından ispatlanması gerekir. Diğer günlerde de fazla çalışmanın kabul edilebilmesi için bu şekildeki bir çalışmanın ispatı zorunludur.
Bordrolarda fazla çalışma ve tatil sütunu bulunduğu halde bu sütunun boş bırakılmış olması, işçinin fazla çalışma yapmadığının kanıtı olarak kabul edilemez. Üzerinde fazla çalışma ve tatil sütunu bulunan ve ayın bazı günleri fazla çalışma yapıldığı, tatilde çalışıldığı öngörülen bordroları ihtirazı kayıt koymadan imzalayan işçi, bordroda fazla mesai ve tatil ücreti ödemesi göründüğünden, bordro düzenlenen aylar için sonradan fazla çalışma ve tatil ücreti talep edemez. Keza bordrolarda davacı imzası olmasa bile, ücret banka hesabına yatırılarak ödeniyor ve hesap çekilirken ihtirazı kayıt konulmamış ise, banka yoluyla yapılan fazla mesai ve tatil ücretleri ödemelerinin de dikkate alınması gerekir. Ancak fazla mesai yapıldığına veya tatilde çalışıldığına dair kayıt var ve bu kayda göre eksik ödeme sözkonusu ise, o zaman işçi aradaki farkı isteyebilecektir.
Somut uyuşmazlıkta gemi adamı olarak çalışan davacı işçi yılda bir ay izin hariç 11 ay boyunca davalıya ait gemilerde haftada 7 gün üzerinden 56 saat çalıştığını, hafta tatilinde 20 saatlik ücret ödenmesi gerekirken 12 saatlik ücret ödendiğini belirterek fazla mesai ve genel tatil çalışmaları karşılığı ücret alacağını talep etmiştir. Davalı işveren davacıya fazla mesai ve tatil çalışmalarının bordro düzenlenerek banka yoluyla ödendiğini savunmuştur. Mahkemece banka hesapları kontrol edilmeden, bordrolarda davacının imzasının bulunmadığı, aleyhine delil olarak kullanılamayacağı gerekçesiyle hesaplanan fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı alacaklara karar verilmiştir.
Öncelikle fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücretlerin ödendiği davacının da kabulündedir. Ancak davacı taraf bu alacakların eksik ödendiğini iddia etmektedir. Davacının gemi adamı olması nedeniyle alacakların istendiği döneme ilişkin mesai kayıtları ve bordrolarla davacının banka hesap kayıtları getirtilmeli, davacının fazla mesai ve tatil çalışmaları yukarda belirtilen Deniz İş Kanunu hükümlerine göre belirlenmeli, ödemeler karşılaştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy