(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32, 41)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, izin, fazla mesai, genel tatil ile kötüniyet tazminatının ödetilmesine, karşı davacı ise ihbar tazminatı alacaklarının karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, her iki davayı kısmen kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. B. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı davalı yanında avukat olarak çalışıp iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı ve bazı işçilik alacakları isteğinde bulunmuştur.
Davalı davacının sorumluluğunda olan dosyaları takip etmediğini, görevini ihmal ettiğini, nedeni sorulunca kendinin ayrıldığını savunmuştur.
Mahkemece fesih tarihi olan 14.4.2000 tarihinde büroda yapılan toplantı sonrasında özellikle davacının uhdesinde olan bir kısım dosyaları takipsiz bıraktığı iddiası karşısında davacının buna itiraz ederek ve ihbar öneline uymadan iş yerini terk ettiğinin anlaşıldığı, davacının çalıştığı dönem içerisinde bir kısım ücreti ile özellikle yıllık izin ücretini alamadığı da göz önüne alındığında taraflar arasında da güven duygusunun zedelendiği ve o tarihten sonra tarafların birlikte çalışamayacakları yönünde tartıştıkları da dikkate alındığında davacının kıdem, ihbar tazminatı ve izin ücretleri ile fazla mesai ücretlerini hak ettiği, davalının da ihbar öneline uyulmadan işin terki nedeni ile ihbar tazminat hakkını kazandığı gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
Karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Mahkemece daha önce verilen iki karar Dairemizce bozulmuş, iş sözleşmesinin davalı tarafından sona erdirildiği anlaşılmakta ise de feshin haklı nedenle gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenebilmesi için davacının görevini ihmal edip etmediği, işverenin fesihte haklı olup olmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir.
Dairemizin hükmüne uyulan bozma ilamlarında vurgulayıp, mahkemenin de kabul ettiği üzere iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiği açıkça ortadadır. Davalı karşı dava olarak ihbar tazminatı talep ettiğine göre hizmet aktini fesheden davalı tarafın anılan tazminata hak kazanması mümkün olmadığı halde davalı lehine ihbar tazminatına hükmedilmesi hatalı olup kararın bu nedenle 3. kez bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy