(2821 S. K. m. 31)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, istemi hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacının 18.9.2003 tarihinde Teksif'e üye olduğunu, sendika temsilcisi olarak işyerinde çalışmakta iken 3.7.2008 tarihinde iş akdine son verildiğini, davalı işyerinde sendikanın bir önceki dönem imzalamış olduğu toplu iş sözleşmesi döneminin sona erdiğini ve sendika işçilerinin işveren tarafından değişik şekillerde işten çıkartılmaları veya değişik baskılarla istifa ettirmeleri sebebiyle azınlık durumuna çıkartılmaları veya değişik baskılarla istifa ettirmeleri sebebiyle azınlık durumuna düşürüldüğünden yeni TİS imzalanmadığını, davacının sendika temsilcisi olmasına rağmen işyerindeki sendikalıları temizlemek adına ilk giren son çıkar kuralı ihlal edilerek işten çıkarıldığını, işverenin işyerindeki işçilere işyerindeki sendikalı işçi barınamayacağını bildirdiğini ve davacıyla birlikte 6-7 sendika üyesi işçinin işten çıkarıldığını, işverenin işten çıkartılan işçilerin yerine yeni işçi almaya devam ettiğini, sendika üyeliği sebebiyle yapılan feshin geçersiz bir fesih olduğunu belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş akdinin 3.7.2008 tarihinde sona erdiğini, işyerindeki toplu iş sözleşmesinin de 30.8.2008 tarihi itibariyle sona erdiğini ve yeni TİS imzalanmadığını, iş akdinin sendikal sebeple sona erdiği iddialarının yersiz olduğunu, iş akdinin feshi tarihinde işyerinde sendikal yapılanmanın olmadığını, davacının tüm işçilik haklarını alarak ve davalı şirketi ibra ederek işten ayrıldığını, davacının ekonomik sıkıntılarını gerekçe gösterdiğini ve şirketin yetki alamadığını, bu durumda işyerinde çalışmasının doğru olmadığını söyleyerek haklarının verilmesi durumunda işten ayrılacağını belirttiğini ve yasal hakları ödenerek işten ayrıldığını, davacının işverene sendikadan temsilcisi olması sebebiyle dava açma baskısı gelebileceğini ve dava açabileceğini ancak bir hak talep etmeyeceğini bildirdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde hizmet akdiyle çalıştığı sırada sendikal sebeple iş akdinin feshedildiği, Özellikle davalı işverenin son bir buçuk yıllık süreç içerisinde çalışan işçilerin çoğunu değiştirmesi ve tüm tanık anlatımları birlikte değerlendirilip her ne kadar rakamsal veriler bunu ispatlamasa da tüm dosya kapsamına göre haksız çıkarmanın sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle işe iadeye ve işe başlatmama halinde tazminatının 2821 Sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesine göre işçinin 12 aylık ücreti seviyesinden belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Öncelikle feshin geçerli nedene dayandığı, iş sözleşmesinin tarafların anlaşması ile son bulduğu konusunda davalı işverence yeterli ve inandırıcı delil sunulmadığından feshin geçerli nedene dayanmadığının kabulü dosya içeriğine uygun düştüğünden davalının bu yöne dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
İşverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 2821 Sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri veya sendikaya girmeleri veya girmemeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. 3 üncü fıkrada ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara dair hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamayacağı kuralı mevcuttur. Konuya dair bir başka güvence bahsi geçen maddenin 5 inci fıkrasında öngörülmüş ve işçilerin sendikaya üye olmaları veya olmamaları sebebiyle iş sözleşmelerinin feshedilemeyeceği, yine yasaya uygun sendikal faaliyetler sebebiyle işten çıkarılamayacakları ya da farklı uygulamaya tabi tutulamayacakları hükme bağlanmıştır.
İşverenin 2821 Sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinin 3 ve 5 inci fıkralarına aykırı davranması halinde işçinin bir yıldan az olmamak üzere sendikal tazminata hak kazanacağı hususu da yasada ifadesini bulmuştur.
2821 Sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde 4773 Sayılı yayayla yapılan değişiklik sonrasında, işçinin iş sözleşmesinin sendika üyeliği ya da sendikal faaliyetleri sebebiyle feshedilmesi halinde doğrudan sendikal tazminat talep hakkının olmadığı açıklanmış ve 4857 Sayılı İş Kanununun iş güvencesine dair hükümlerinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir. Fesih dışında kalan sendikal nedene dayanan ayrımcılık hallerinde ise, işçinin doğrudan sendikal tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, üyelikten çekilenlerin çalıştırılmaya devam edilip edilmediği, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda, dosya içeriğinden toplu iş sözleşmesinin sona ermesi evresinde, yeni TİS için görüşmelerin başlayıp başlamadığı ve ilgili sendikanın yetki durumu anlaşılamamaktadır. Bilirkişi raporu da gerekli SGK prim belgeleri getirtilmediğinden eksik kalmıştır.
Mahkemece gerekli tüm belgeler celbedilerek, dikkat çekilen hususlar ve sendika üyeliğinden istifa ettiği anlaşılan 39 işçinin fesih tarihinde işyerinde çalıştırılmaya devam edip etmediği incelenmeli, diğer delillerle birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılmalıdır. Yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 29.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy