(1086 S. K. m. 275) (4857 S. K. m. 17, 41, 57) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem tazminatı, fazla mesai, izin ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.03.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Ö. Ö. ile karşı taraf adına Avukat K. S. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi N. D. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalı şirkete ait otelde mutfak işçisi olarak çalıştığını, 1996 yılından iş akdinin feshedildiği 16.11.2007 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, 01.08.1999 tarihine kadar sigortasız çalıştığını, işten çıkması için işverence zorlandığını, en son 16.11.2007 tarihinde davalı işverenin davacının çantasının bulunduğu soyunma odasına girdiğini, davacının çantasını karıştırarak davacının kızına götürmek için marketten aldığı ve fişiyle belgeli olan yiyeceklerin bulunduğu çantayı alıp davacının yanına gelerek bunları işyerinden aldığını ileri sürüp haksız olarak hırsızlıkla suçladığını, davacının almadığını söylemesi üzerine senin ananı avradını sinkaf ederim diye şirket yetkilisi tarafından küfür ve hakarete maruz kaldığını, işin karakola yansıdığını, polislerin çalındığı belirtilen şeylerle fişleri karşılaştırdığını, iddiaların doğru olmadığı ve davacının suçsuz olduğu ortaya çıktığı halde iş akdinin haksız olarak feshedildiğini beyanla kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatları ile yıllık izin ve fazla mesai ücretlerinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının 1999 yılının başlarında işe başladığını, deneme süresi içinde işi bıraktığını, bilahare 03.12.1999 tarihinde tekrar çalışmaya başladığını, 10.12.2001 tarihine kadar çalıştığını, kızının çocuğuna bakmak için işten ayrıldığını, ayrılırken imzaladığı ibraname ile işvereni ibra ettiğini, daha sonra 15.08.2002 tarihinde tekrar çalışmaya başladığını, davacının sürekli mutfaktan yiyecek malzemesi aldığını, bunun ayyuka çıktığını, bunun üzerine davalı işverenin 16.11.2007 tarihinde davacının anahtarını sürekli yanında tuttuğu, kimsenin kullanmadığı sauna odasının anahtarını davacıdan istediğini, resepsiyonda olduğunu söylemesi üzerine yedek anahtarın getirilerek odanın kapısının açıldığını, içeride davacının çantasının bulunduğunu, davacıya ait siyah deri çantanın içinde 4 adet margarin, 1 kalıp peynir, çeşitli meyveler ile işyerinde kullanılan boş tahin şişelerinden olan şişeye doldurulmuş sıvı yağ bulunduğunu, bu durumun garsonlar G. Ç., H. Ş. ve sonradan olay yerine gelen otel müdürü A. K. huzuru ile tutanakla saptandığını, polise haber verildiğini, polisin tarafları karakola götürdüğünü, karakol amirinin işveren yetkilisini bilinmeyen bir nedenle azarladığını, olayın büyümemesini isteyen davalı işveren şirket yetkilisinin baskılar üzerine karakoldan ayrıldığını, savcılığa şikayet dilekçesi verdiğini, sonradan davacının ve ailesinin durumunu düşünerek şikayetinden vazgeçtiğini, davacının sürekli işyerinden aldığı malzemeleri uhdesine geçirdiğinin kamera kayıtları ile sabit olduğunu, bunların çözümünün yaptırılması halinde her şeyin ortaya çıkacağını, mahkemece bunların bilirkişi marifeti ile çözümünü talep ettiklerini, iş akdinin feshinin haklı olduğunu, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, davacının asgari ücretle çalıştığını, hiçbir alacağı olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosyada mevcut belge ve tanık anlatımlarına göre davacının izni olmaksızın kendisine ayrılmış anahtarlı özel dolap ve hatta çantasının izinsiz ifşa edilmesi ile bulunan yiyecek maddelerinin davalı iş yerine ait olduğu ispatlanamadığı gibi, davacı aleyhine her hangi bir dava açılmadığı, davacının hizmet süresi dikkate alındığında iş akdinin davalı işverence haksız olarak feshedildiği gerekçesi ile davacının taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2- Davacının iş akdinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği konusu taraflar arasında ihtilaflıdır.
Davalı vekili davacının işyerinde bulunan mutfak malzemelerini sürekli uhdesine geçirdiğini, bunun işyerinde mevcut kamera kayıtları ile sabit olduğunu, dosyaya ibraz ettikleri kamera kayıtlarının bulunduğu CD'lerin bilirkişi marifeti ile çözümü halinde bu durumun ortaya çıkacağını savunarak bilirkişi incelemesi yapılması talebinde bulunmuştur. Mahkemece davalı vekilinin bu talebi gerekçe gösterilmeden reddedilmiştir. Davalı tarafın savunması dosyaya mübrez CD'ler üzerinde bilirkişi marifeti ile inceleme ve çözüm yapılarak değerlendirilmelidir. Ayrıca işyerinde kurulu kamera ya da kameraların aleni olarak işçilerin göreceği yerde olup olmadığı, gizli kamera olup olmadığı da araştırılmadır. Bu şekilde toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sureti ile davacının iş sözleşmesinin haklı olarak feshedilip edilmediğinin saptanması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm tesisi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, Davalı yararına takdir edilen 825.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy