(657 S. K. m. 36)
Dava: Davacı, maaş, ikramiye fazla mesai ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, istemi hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalı işyerinde 233 Sayılı K.H.K. gereğince sözleşmeli teknisyen olarak çalışmakta iken 1999 yılında iki yıllık Meslek Yüksek Okulunu bitirdiğini, tekniker ünvanının verilmediğini, idare mahkemesine dava açtığını, ancak kararın infaz edilemediğini, 27.3.2006 tarihinde kamuya nakil hakkını saklı tutarak TİP 2 diye adlandırılan sözleşmeyi teknisyen olarak imzaladığını belirterek anılan tarihten itibaren kendisine teknisyen ücreti ödenmesi nedeni ile tekniker ücret farkı, bu farka bağlı olarak ilave tediye ve ikramiye fark isteklerinde bulunmuştur.
Mahkemece istek gibi hüküm kurulmuştur.
Davacı sözleşmeli statüde çalışırken, M.Y.O.'nu bitirmesi nedeni ile 29.4.1992 tarihli 3795 Sayılı yasa gereğince tekniker ünvanını ve bu ünvana bağlı ücretin kendisine verilmesini davalıdan talep etmiş, bu istemi reddedilince İdare Mahkemesine dava açmış olup, bu davada isteklerinin kabulüne karar verilmemiş sadece kurum içi yükselme esaslarına göre gereği yapılması gerekir diye bir karar verilmiştir. Anılan karar davalının karar düzeltme talebi nedeni ile kesinleşmemiştir. Ancak davalı işveren okulu bitirmesinden sonra 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36/A- d maddesi gereğince davacının aylığında yükseltme yapmıştır.
Davalı kurum 14.11.2005 tarihinde özelleşmiş, davacı bu sebeple iş mevzuatına tabi olmuş ve 27.3.2006 tarihinde kamuya nakil hakkını saklı tutarak imzaladığı iş sözleşmesinde ücretinin ve ünvanının da teknisyen olarak yazılı olduğu görülmüştür. Davaya davalı kamu kurumunun % 51 devlet hissesinin 14.11.2005 tarihinde satılması, diğer bir ifade ile özelleşmesi ve davacının iş mevzuatına göre iş sözleşmesi imzalaması nedeni ile İş mahkemesince bakılmaktadır.
Davacıya gerek İdare Mahkemesi kararı ile gerek davalı esaslarına göre davalı kurumun özelleştiği 14.11.2005 tarihine kadar davacıya tekniker ünvanının verilmediği uyuşmazlık dışıdır. Davacının iş mevzuatına göre imzaladığı akitteki unvan ve ücretin altında ücret aldığı iddiası da yoktur.
Böyle olunca; İş Hukuku ilkelerine göre davacıya sözleşmeli statüde iken alması gerektiğini iddia ettiği bir hakkın iş mevzuatına tabi iken verilmesi ve bundan kaynaklanan ücrete bağlı haklarının hüküm altına alınması mümkün değildir. Bu husus normatif bir düzenleme gerektirdiğinden mahkemece bu konuda hüküm kurulma olanağı yoktur.
Dairemizin kökleşmiş uygulaması ve 2007/41308 E, 2009/10998 K, 2010/946 E, 2010/1803 Sayılı kararları da bu doğrultudadır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 27.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy