(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25, 41, 44)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.04.2006 tarihinden itibaren davalı işyerinde pasta ustası olarak kesintisiz çalıştığını, 22.02.2008 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığını, 2008 yılı Şubat ayına ait 17 günlük ücretinin ödenmediğini, sigortasının çok sonra yapıldığını, asgari ücretle çalışıyor gösterildiğini, 29.01.2007 tarihli maaş belgesinde gerçek ücret ve fiilen çalışma süresinin resmi kayıtlardan farklı olduğunun davalı şirketçe belgeye bağlandığını, en son net ücretinin 1.900 TL olduğunu, 07.30-19.30, 20.00 saatleri arasında çalıştığını, haftada bir gün cumartesi izin kullandığını, Pazar günleri hep çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını, dini ve milli bayramlar ile diğer özel ve genel tatil günlerinde çalıştığını, sadece dini günlerin birinci günü çalışmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil, yıllık izin ve Pazar tatili ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 01.07.2006 tarihinden itibaren kurabiyeci-hamurcu olarak çalıştığını, ücretinin bordrodaki gibi olduğunu, davacının dayandığı belgenin kredi kartı almak istediğini beyan etmesi ve maaşının bu miktar üzerinden gösterilmesini rica etmesi üzerine verildiğini, iş akdine İş Kanunu 25/II-g (mazeretsiz işe gelmemesi) uyarınca haklı nedenle son verildiğini, durumun tutanaklarla tespit edildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı isteminin yasal dayanağının bulunmadığını, davacının fazla mesai yapmadığını, hafta tatillerinde çalışmadığını, dini-milli bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin yersiz olduğunu, yıllık izin ücreti alacağı bulunmadığını, hak ettiği izin ücretinin ödendiğini, davacının faize ilişkin talebinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının bilirkişi raporunda belirtilen tarihler arasında ve ücretle davalı işyerinde çalıştığı, davalı tarafça devamsızlık nedeniyle haklı olarak davacının iş akdine son verildiği savunulmuş ise de; davacının ücret alacaklarının ödenmemesi yüzünden eylemli ve haklı olarak iş akdine son verdiği gerekçesiyle, kıdem tazminatı, Şubat 2008 ücret alacağı, yıllık izin ücreti alacağı, fazla mesai ücreti ile genel tatil ve milli bayram ücreti alacak taleplerinin kabulüne, fazla mesai alacağından takdiren yarı oranında indirim yapılmasına, şartları oluşmayan ve usulüne göre kanıtlanamayan ihbar tazminatı ile hafta tatili ücret alacağı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı, iş akdinin işverenlik tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürmüş, davalı ise davacının devamsızlık yaptığını belirterek haklı fesih savunmasında bulunmuştur.
Mahkemece, iş akdinin davacı tarafından ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle eylemli ve haklı olarak feshedildiğinin kabulü ile kıdem tazminatı istemi hüküm altına alınmıştır.
Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamında, iş akdinin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği ileri sürülmüş değildir. Aksine, haklı bir gerekçe gösterilmeksizin işyerinden kendisinin ayrılarak gittiği dosya içeriğine uygun düşmektedir. Buna göre, davalı işveren tarafından iş akdinin devamsızlık nedeni ile feshinin haklı olduğunun kabulü ile kıdem tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
3-) Fazla mesai ücretinden daha makbul oranda bir indirim yapılması gerekirken hakkın özünü etkileyecek şekilde % 50 indirim uygulanması fahiş olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy