(2822 S. K. m. 15, 60)
Dava: Davacı, Öz Gıda-İş Sendikasının Çaykur Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı işyerlerini kapsayan işletmede toplu iş sözleşmesi yapması için yetkili olduğuna ilişkin tespitin iptaline, Tek Gıda- İş Sendikasının söz konusu işletmede yetkili olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö.F.Tüfek tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 07.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYINLIYORUZ.
T.C.
RİZE
1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2010/304
KARAR NO: 2010/385
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 24.05.2010
KARAR TARİHİ: 19.07.2010
Mahkememizde görülmekte bulunan Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA: Davacı vekili 03.11.2008 tarihli dava dilekçesinde, Davalı bakanlığın Çaykur Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve bağlı işyerleri ile ilgili davalı sendika lehine 24.10.2008 tarihli yazılı ile yetki tespiti yaptığını, ancak davalı sendikanın söz konusu işletmede yasanın aradığı çoğunluğa sahip olmadığını, zira bu işletmelerde çalışan işçilerden bir kısmının sendikadan istifa etmiş davalı sendikanın yetki için başvurmasından önce yeniden müvekkili sendikaya üye olduklarını, davalı sendikadan istila edip tekrar müvekkili sendikaya üye olan işçilerin üyelikleri ile davalı sendikadan istifa eden isçilerin bu istifalarının yetki tespiti sırasında göz önüne alınmadığını, bakanlık kayıtlarındaki evrakın güncellenmeksizin hatalı tespit yapıldığını, aslen müvekkili sendikanın ilgili işletmede 9211 üyesi, davalı sendikanın ise 4227 üyesi bulunduğunu, bu kadar açık fark varken bakanlığın davalı sendika lehine tespit yaptığını belirterek, bakanlığın işleminin iptali ile Çaykur Çay işletmeleri Genel Müdürlüğü ve bağlı işyerlerini kapsayan işletmede müvekkili sendikanın TİS yapmaya yetkili olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili son duruşmadaki beyanında; dava dilekçesinde bulunan, yetkili sendikanın davacı sendika olduğuna ilişkin talepten vazgeçtiklerini, bakanlık Kararının iptalini talep ettiklerini söylemiştir.
CEVAP: Davalı bakanlık vekili 10.02.2009 tarihli cevap dilekçesinde; Davacı sendikanın herhangi bir itirazda bulunmadığını, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalı sendikanın aranan çoğunluğu sağladığı, müvekkili bakanlığın işverenler, sendikalar ve noterler kanalı ile gönderilen bilgileri esas aldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiş, diğer davalı sendika ise 03.03.2009 tarihli cevap dilekçesinde; Davacı sendikanın yasal 6 günlük süre içerisinde davasını açmadığını, mahkemenin yetkili olmadığını, iddialarını ispatlayıcı somut bir delil getirmediğini, çoğunluk tespitinin mahkemeden istenemeyeceğini, davanın kötü niyetle açıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Çaykur vekili davanın reddini talep etmiştir.
DELİLER VE DEĞERLENDİRMESİ: Dava, Çaykur Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve bağlı işyerlerini kapsayan işletmede TİS yapma yetkisine ilişkin bakanlık işleminin iptaline ilişkindir.
Taraflarca bildirilen deliller toplamış, davalı bakanlıktan yetki tespitine ilişkin işlem dosyası istenmiş, dava konusu edilen işyerlerine ilişkin dosyalar getirtilmiş tespitin zaman ve ayrıca bir incelemeyi gerektirmiş olması nedeni ite bilirkişiden mütalaa alınmıştır.
Gelen belgeler ve bilirkişinin tespitleri birlikte değerlendirildiğinde, davanın süresinde ve yasal prosedüre uygun olarak açıldığı anlaşılmıştır. Gelen belgelere göre Çaykur Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve bağlı işyerlerinde 03.09.2008 tarihi itibariyle 13848 işçinin çalıştığı anlaşılmış, ilgili işyerlerinde TİS yapma yetkisine sahip olmak için yarıdan bir fazlası olan 6925 işçinin ilgili sendikaca üye kaydedilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Gelen kayıtların incelenmesinde, bakanlıkça tespit, yapılan 1392 işçinin 03.09.2008 tarihi itibariyle SGK kayıtlarının bulunmadığı, dolayısıyla bu işçilerin tespite konu işyerlerinde çalışmadıkları, ancak davalı sendikanın üyesi gibi gösterildikleri anlaşıldığından bu işçilerin sayısı ve üyelikleri tespitte davalı lehine değerlendirilmemiştir. Bakanlıkça davalı sendika adına kayıtlı olduğu tespit edilen 7651 üye sayısından tespit konuşu işyerlerinde çalışmadığı anlaşılan 1392 kişi düşüldüğünde davalı sendikanın 6259 üyesinin kaldığı, bu üye sayısı ile dahi TİS yapmaya yetkili olmadığı anlaşılmaktadır, Diğer taraftan her ne kadar tespit konusu işyerlerinde 451 işçinin daha önceden çalıştığı anlaşılmakta ise de, bu işçilerin tespit tarihinde sigorta kayıtlarının bulunmaması nedeni ile işyerinde çalışmadıkları, ancak davalı sendikanın üyesi gösterildikleri, davalı sendikanın üyesi gösterilen 138 işçinin ise tespit tarihinde hiç sigorta kaydının bulunmadığı, 918 işçinin mükerrer olarak kaydedildiği, 125 işçinin tespit başvuru tarihinden çok önce emekli oldukları, 1761 işçinin de sendikadan istifa ettikten sonra tekrar davacı sendikaya üye oldukları tespit edilmiş, buna göre davalı sendikanın mükerrer olarak kaydettiği üye sayısı düşüldüğünde TİS yapmaya yetkisinin bulunmadığı ortaya çıkmıştır.
Yargılamanın ilerleyen safhasında davalı sendikanın Ankara 19. İş Mahkemesine açtığı 23.11.2009 tarihli dava ile karşı taraf sendikanın üye kayıtlarının sahte ve geçersiz olduğu belirtilerek, işçiler tarafından imzalanan üyelik belgelerinin sendikanın yetkili olmayan organ tarafından üye kaydedilmiş olmaları nedeni ile üyelik belgelerinin iptali bakanlık kayıtlarından çıkarılması ve yetki işlemlerinde kullanılmaması istemiyle dava açtığı, davanın mahkememizdeki dava ile birleştirildiği görülmüştür. Birleşen davada karşı taraf sendikanın üye kayıt işlemlerinin sahteliği nedeni ile iptali istenmiş ise de, eldeki asıl davada bakanlık işleminin iptalinin talep edildiği, davalı sendikanın yetkili sendika olmadığının anlaşıldığı, bu sonuca tıkışmak bakımından birleşen davada ileri sürülen hususların değerlendirilmesine gerek bulunmadığı, sonradan açılan davanın yargılamanın uzatılmasına dönük olduğu sonucuna varılmış, bu davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Bu gerekçe ile;
1- Asıl davanın KABULÜ ile, Çaykur'a ait işyerlerinde TİS yapma yetkisinin davalı sendikaya ait olduğuna dair davalı bakanlığın tespit işleminin iptaline,
2- Birleşen davanın REDDİNE,
3- Birleşen dava bakımından, 1,55 TL eksik harcın birleşen davanın davacısı Öz Gıda İş Sendikasından tahsili ile HAZİNE GELİR KAYDINA, asıl dava bakımından 3,15 TL eksik harcın davalılar Öz Gıda İş Sendikası ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4- Asıl dava yönünden davacının yapmış olduğu ve bozulan kararda dökümü yapılmış olan 16.598,80 TL yargılama gideri ile bozma sonrası yapılan 35,00 TL yargılama gideri ve davacı tarafından 14,00 TL harcın toplam olan 16.647,80 TL'nin davalılar Öz Gıda İş Sendikası ve Çaykur Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen dava yönünden yapılan yargılama giderlerinin bu davanın davacısı Öz Gıda İş Sendikası üzerinde bırakılmasına,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince belirlenen asıl dava yönünden 1.000,00 TL, redden dolayı birleşen dava yönünden de 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilleri ve davalı Sendika vekili ile davalı Çaykur vekilinin yüzüne karşı davalı Bakanlık vekilinin yokluğunda tefhimden ve tebliğden itibaren 8 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. Usulen anlatıldı. 19.07.2010 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy