(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 47, 57)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, izin, fazla mesai ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Göçer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı; iş sözleşmesinin haksız olarak fesih edildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı; ödeme ve ibra savunmasında bulunmuştur.
Mahkemece verilen ilk karar Dairenin ilgili ilamı ile özetle ... davalının savunmasında belirttiği ibraname ve ödeme belgeleri konusunda davacı asil, 27/03/2007 tarihli duruşmada söz konusu belgelerdeki imzanın kendisine ait olduğunu, yapmış olduğu kaza nedeni ile hasar bedelinin tazminat ve alacaklarından mahsup edilmesini talep ettiğini, kalan miktarı kıdem ve ihbar tazminatı olarak aldığını, ibranamede belirtilen işçilik alacaklarını alamadığını savunduğu, mahkemece alınan ödeme belgeleri, ibraname ve davacı asil beyanları bir değerlendirmeye tabi tutulup tartışılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğu
gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece; davacı tarafça imzalanan ibranamenin geçerli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre; iş sözleşmesi fesih edilen davacıya daha önce yapmış olduğu kazadan dolayı işverene vermiş olduğu zararın mahsubu sonucu 640.569.225.TL ödeme yapıldığı başkaca ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Şirket alacakları düşüldükten sonra ödemede bulunulmuştur şeklinde savunma yapan işveren, dilekçesine ödeme belgesini eklemiştir. Belirtilen savunma ve ödeme belgeleri karşısında genel ifadeler içeren ibranameye değer verilerek davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece 29.11.2007 tarihli bilirkişi raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy