(5521 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı; davalı işverenin işe girerken teminat olarak verilen ve işveren tarafından icra takibine konu edilen bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı; davacının şirkette satış elemanı olarak çalıştığını, zimmetine para geçirdiğini, davacının vermiş olduğu senedin teminat senedi olmadığını, alacak senedi olduğunu belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; Davacılardan M. Y. 2006 yılında davalı iş yerinde işe girerek 27.03.2009 tarihine kadar satış elemanı olarak çalıştığı, davacı M. Y.'un şirketteki alacak kayıtları ile satış noktalarındaki borç ve alacak kayıtlarının birbirini tutmaması örtüşmemesi üzerine davacı M.'un zimmetine usulsüz para geçirdiği, şirketi zarara uğrattığı, usulsüzlükler yaptığı gerekçesiyle iş akdinin sonlandırıldığı, davalı M.'un şirkete verdiği zararın 35.102.69 TL karşılığında davacı M. ve babası O. Y.'un imzaladığı 50.000,00 TL'lik senedin icraya konulduğu, davacıların ise davalı şirkete borçlarının bulunmadığının tespitinin istenildiği ancak davacılardan M.'un davalı şirkete verdiği iddia edilen 35.102.69 TL'lik zararın işçi işveren ilişkisi ve iş akdi gereğinden doğan bir zarar olmadığı, işçi işveren ilişkisinin dışında kaldığı, davacı M.'un şirkete verdiği iddia edilen zarar iddialarının 5521 sayılı İş Mahkemelerinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkındaki Yasanın 1. maddesindeki İş Mahkemelerinin görevini düzenleyen düzenleme kapsamında kalmadığı, dava miktarına göre görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile davacının davasının görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık davaya konu menfi tespit davasının dayanağı olan senedin iş sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı dolayısıyla görevli mahkemenin tespiti noktasında toplanmaktadır.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. İş mahkemelerinin görev alanını hakim, tarafların iddia ve savunmalarına göre değil, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesini esas alarak belirleyecektir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
Dosya içeriğine göre; davacı işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında davalı işverene verdiği zarar iddiasının karşılığı olarak düzenlenen senedin alacaklısı ve borçlusu arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu gibi uyuşmazlığın temelinde iş sözleşmesi ilişkisi vardır. Buna göre davaya bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesi olup davanın esası hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy