MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Davacı vekili, davacının işçilikte geçen sürede ödenmeyen yıllık ücretli izin, fazla mesai, genel tatil ücret alacakları ile Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 31.05.2010 gün ve 2008/25257 Esas, 2010/15039 Karar sayılı kararı ile “davacının fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının 09.08.2002 tarihinden itibaren hesaplanarak kabulüne karar verildiği, davacının 12.03.2008 günlü ıslah talebinden sonra, davalı işveren tarafından süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu halde, bu def'i nazara alınmadan ve bir değerlendirmeye tabi tutulmadan sonuca gidilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “ilk kısmi talebe göre ıslah ile istenen miktarın zamanaşımına uğramadığı, genel tatil alacağında da davacı vekilinin zamanaşımına uğrayan kısmı mahsup ederek talepte bulunduğu” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “davacının fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının 09.08.2002 tarihinden itibaren hesaplanarak kabulüne karar verildiği, davacının 12.03.2008 günlü ıslah talebinden sonra, davalı işveren tarafından süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu halde, bu def'i nazara alınmadan ve bir değerlendirmeye tabi tutulmadan sonuca gidilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “ilk kısmi talebe göre ıslah ile istenen miktarın zamanaşımına uğramadığı, genel tatil alacağında da davacı vekilinin zamanaşımına uğrayan kısmı mahsup ederek talepte bulunduğu” gerekçesi ile direnilmiş olup, davacı vekili tarafından zamanaşımına uğrayan kısmın istenmediği, bu nedenle direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, 18.02.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy