MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (KADIKÖY 2.İŞ)
DAVA : Davacı, bakiye ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A)Davacı İsteminin özeti:
Davacı, 29.03.2006-28.09.2006 tarihleri arasında belirli süreli iş sözleşmesi ile davalı şirketin yurdışındaki iş yerlerinde çalışmak üzere anlaştığını, 23.07.2006 tarihinde yazılı bildirimle işten çıkarıldığını, Temmuz 2006'da ödenmesi gereken 23 günlük ücretinin ödenmediğini, sadece Temmuz ayına mahsuben 337,00 USD avans ödendiğini, Borçlar Kanunu 325. madde uyarınca belirli süreli iş akdinin sonu olan 28.09.2006 tarihine kadar ücretlerinin ödenmesinin zorunlu olduğunu iddia ederek bakiye süre ücret alacağı ile 23 günlük Temmuz ayına ait ücret alacağını istemiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının davalı şirketin işçisi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin belirli süreli iş sözleşmesinin unsurlarını taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.
Belirli süreli iş sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması ve bunun için objektif nedenlerin varlığı gerekir.
Yapılan işin niteliği belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesi için önem arzetmektedir. Belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak "belirli süreli iş sözleşmesi" yapılabilecektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 430 uncu maddesinde ilk defa yapılacak olan sözleşmelerde objektif neden öngörülmemiş oluşu, önceki özel Kanun olan İş Kanunu'nun 11 inci maddesindeki objektif nedenlerin varlığını ortadan kaldırmaz.
Yukarıdaki ilkeler uyarınca taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirsiz süreli iş sözleşmesi olması nedeni ile bakiye süre ücreti talep edilemeyeceğinden mahkemece yanılgılı değerlendirme ile taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli iş sözleşmesi kabul edilerek davacı lehine bakiye süre ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
3-Davacı dava dilekçesi ile Temmuz ayına ait 23 günlük ücret alacağından 337,00 USD avansın mahsubu ile bakiyesini talep etmesine rağmen mahkemece 23 günlük ücret alacağı konusunda davacının talebi ve aldığı aylık ücreti dikkate alınarak 23 günlük Temmuz ücretinin belirlenip yapılan avans ödemesi 337,00 USD'nin de mahsubu ile davacı lehine ücret alacağına hükmedilmesi gerekirken hatalı hesaplama yapan bilirkişi raporu uyarınca davacının talebi aşılarak 3452,55I USD karşılığı 5.072,14 TL ücret alacağına hükmedilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy