(818 S. K. m. 60) (1086 S. K. m. 284)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki, cezai şartın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalılardan F. Ö. - S . K. avukatlarınca istenilmesi de davalılardan F. Ö. avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.04.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan F. Ö. adına Avukat E. M., S. K. adına Avukat F. S., A. B. adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat M. Ç. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi N. D. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'nun 1998 yılı raporunda 1992 yılından kaynaklanan 425.543 Fransız Frangı tutarındaki alacağın doğması ve tahsil edilmesinde sorunlara yol açan personelin sorumluluğu nedeniyle teftiş kurulunca yapılan soruşturma sonunda dönemin İstanbul Seyahat Acentası Müdürü A. B., S. K. ve Mali Analiz Şefi F. Ö.'den tahsili yönünde karar verildiğini, bu nedenle A. B. 425.543 Fransız Frangının tamamından (bu miktardan 189.636 F.F S. K. ile birlikte, 235.907 Fransız Frangından F. Ö. ile birlikte sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı S. K. vekili müvekkilinin davacı şirkette bulunmadığı, ayrıldığı tarihlerde anılan şirkete hizmet verilip parası alınmayarak kurum zararının arttığını, müvekkilinin sorumlu olamayacağını, dava konusu sözleşmedeki imzanın usulü mahiyette olduğunu savunmuştur.
Davalı F. Ö. vekili davacının zararı da, faili de 1994 yılında öğrendiğini Borçlar Kanunu'nun 60. maddesi gereği bir yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini, müvekkilinin sözleşmeyi mali analiz şefi olarak imzaladığını, sorumluluğun kendisinde olmadığını söyleyerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı A. B. tebligat yapılamamış dava dilekçesi ilanen tebliğ edilmiş duruşmaya gelmemiş, kendisini bir vekil ile temsil ettirmemiş ve davaya da cevap vermemiştir.
Mahkemece Dairemizin 21.07.2009 tarih ve 2007/37350 Esas 2009/21831 karar sayılı bozma ilamına uyularak hukukçu bilirkişi heyetinden oluşturulan alınan rapor benimsenerek tüm davalılar açısından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalılar S. ve F. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bozma ilamı doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporu gerekçeli olmadığı gibi, davalılar S. ve F. vekillerinin rapora itirazları üzerinde durulmamış, bu husus mahkeme kararının gerekçesinde de tartışılmamıştır. Kaldı ki bozma sonrası tanzim edilen bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Bozma öncesi ve bozma sonrası alınan raporlar da birbiri ile çelişkilidir. Mahkemece yapılacak iş, bozma öncesi ve bozma sonrası alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri irdeleyip değerlendirecek, ayrıca davalıların hükme esas rapora yönelen itirazlarını karşılayacak şekilde üniversitelerin Ticaret Hukuku Kürsünde görevli profesörlerden oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınıp faizin başlangıcı ve türü konusunda yapılan itirazlar değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 825.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy