(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 41, 57)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, 8 günlük Nisan 2009 maaş, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait işyerinde 25/01/2005-08/04/2009 tarihleri arasında genel servis hemşiresi olarak çalıştığını, hizmet akdine evlilik nedeniyle son verdiğini, hizmet akdi döneminde bir kısım işçilik haklarının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, 8 günlük Nisan 2009 maaşı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 21.01.2008 tarihinde işe başladığını, evlilik nedeniyle işten ayrılması nedeniyle alacaklarının 1 yıl, 2 ay, 23 günlük döneme ilişkin olarak hesaplanması gerektiğini, davacının 7 günlük yıllık izinalacağı bulunduğunu, Nisan ücretinin ödendiğini, hizmet sözleşmesinde belirtilen çalışma saatleri ve ara dinlemelere göre fazla çalışmanın söz konusu olmadığını belirterek bir yıllık kıdem tazminatı ve yedi günlük yıllık izin alacağı dışında diğer istekler yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece istem hüküm altına alınmıştır.
Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 363,00 TL yıllık izin ücreti talep etmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davacının hizmet süresine göre 1.880,60.TL yıllık izin ücreti alacağı bulunduğu mütalaa edilmiştir. Davacı vekili 28.07.2010 tarihli dilekçesinde ise müvekkilinin 10 günlük izin alacağı karşılığı 428,50 TL izin alacağı bulunduğunu beyan etmiştir.
Mahkeme tarafından davacının bu beyanı her hangi bir değerlendirmeye tabi tutulmamıştır.
Mahkemece davacının 28.07.2010 tarihli dilekçesindeki açıklaması değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy