(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 44, 46) (7201 S. K. m. 21) (6100 S. K. m. 27)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ile hafta tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş.Kırmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı tarafından iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, dava dilekçesinin Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi hükümleri uyarıca davalıya tebliğ edildiğini ancak dava dilekçesine ilişkin tebligatın davalıya ulaşmadığını, bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi tebliğ edildiği aşmamada davadan haberdar olduklarını, bilirkişinin fazla mesai alacağı dışında tespit ettiği diğer kalemlere itirazlarının olmadığını ancak fazla mesai alacağına ilişkin bilirkişinin tespitlerini kabul etmediklerini beyan etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı tarafa yapılan tebligatın Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca usulü dairesinde yapıldığı, davalının delillerini süresi içerisinde ibraz etmediği, bu sebeple davalı vekilinin itirazlarına itibar edilmeyerek, mevcut bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeter nitelikte olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı vekili iş akdinin davalı işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını isterken davalı da sunduğu çalışma çizelgesinin değerlendirilmesini tanıklarının dinlenmesini ve ek rapor alınmasını istediğini ancak mahkemenin isteklerini reddederek savunma haklarının kısıtlandığını savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava dilekçesi davalıya Tebligat Kanunu 21. madde uyarınca tebliğ edilmiş, davalı tebligatı almaktan imtina etmiştir.
Islah dilekçesi ve bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edilmesinden sonra çalışma çizelgesi ve tanık listesi sunarak tanıklarının dinlenmesini, fazla çalışma ücretinin sundukları delillere göre alınacak ek bir bilirkişi raporu ile hesaplanmasını, çizelgede imzası bulunan ve davacı tanığı olarak dinlenen Hüseyin Abul'un yeniden dinlenerek imzaladığı çalışma çizelgesi ile mahkemedeki beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesini isteyerek rapora karşı itirazlarını bildirmiştir.
Mahkemece davalının bilirkişi raporuna karşı itirazları giderilmemiş, tanıkları dinlenmemiş bu konularda olumlu veya olumsuz bir karar dahi verilmemiş, böylece HMK 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı davalı yönünden ihlal edilmiştir.
Taraflar yargılama ile ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Ve her iki tarafta bu haktan eşit şekilde yararlanır. Bu durum silahların eşitliği ilkesi olarak da ifade edilmektedir.
Bu sebeple Mahkemece yapılacak iş, davalının tanık listesinde gösterdiği tanıklarını usul hükümleri çerçevesinde dinlemek, yazılı belgelerini getirtmek, gerekirse tanık Hüseyin Abul'u yeniden celbedip dinlemek ve toplanan delillerle birlikte mevcut delilleri değerlendirerek sonuca gitmekten ibarettir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy