(7201 S. K. m. 11)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, izin ücreti, fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalı işyerinde satış elemanı olarak çalışırken haksız şekilde işine son verilmesi nedeniyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir Davalı, davacının mazeretsiz ve izinsiz olarak işe gelmediğini ve bu sebeple iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini bildirip davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacı taleplerinin kısmen hüküm altına alınması üzerine karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 17.05.2010 tarih ve 2008/26006 esas 2010/13767 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece yeniden yapılan yargılamada tensip sonrası 15.09.2006 tarihli duruşmada bozma kararına uyulup önceki karar gibi karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma ilamının A bendinde Mahkemece 2.12.2006 tarihli duruşmada davalının yokluğunda delillerini sunması için taraflara kesin süre verildiği, bu arada davalı vekilinin özrü kabul edildiği halde kesin süreye ilişkin meşruhatlı davetiyenin davalı avukatı yerine davalı asile gönderildiği ve devamında tanık dinletmeye ilişkin davalı talebinin kesin süre nedeniyle reddedildiği anlaşılmakla, kesin süreye ilişkin usul kurallarının uygulanmasında hataya düşülmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup hatalıdır. şeklindeki karara rağmen 15.09.2006 tarihli duruşmada davalı vekili olacağının söyleyen ve vekaletname ibraz eden Av. Ş. Ç.'ın mazeret dilekçesinde pul olmadığından mazeretli sayılma talebinin reddine dair ara karar, verildiği halde vekillik talebinin kabul edilmesi halinde vekile, vekillik talebinin kabul edilmemesi halinde ise davalıya delillerin bildirilmesi hakkında usulüne uygun olarak süre verilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken şeklen bozmaya uyulmasına karar verildiği halde bozmaya konu hatanın tekrarlanması yeniden bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca bozma ilamının B bendinde; ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmemesinin hatalı bulunmuş olmasına ve yerel mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmesine rağmen ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmemesi de hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy