(4857 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin işlettiği spor merkezinde 03.07.2001 tarihinde işe başladığını, davacının kimi zaman full-time, kimi zaman part-time çalıştığını, işten çıkartıldığı zaman part-time çalışmakta olduğunu, vardiya usulü ile haftada 33 saat part-time olarak spor kompleksinin havuzunda cankurtaran olarak çalıştığını, davacının 30.09.2007 tarihinde 19.00-24.00 vardiyasında saat 22.00 itibariyle tesisten 2 saat kadar önce ayrıldığı için hakkında tutanak tutulduğunu ve buna istinaden 01.10.2007 tarihinde işine son verildiğini, 01.10.2007 tarihinde bildirim şartına uyulmadan 4857 Sayılı Kanunun 25/II-h bendi uyarınca işine son verildiğini, işten sadece 2 saat erken ayrıldığı halde savunması alınarak işten çıkartıldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kıdem tazminatı, kötü niyet tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkilinin davalıya ait Şişli adresinde bulunan işyerinde full-time cankurtaran olarak çalıştırılmak üzere 03.07.2001 tarihinde işe alındığını, belirsiz kısmi süreli hizmet akdi yapılıp bir örneğinin ve işyeri disiplin yönetmeliğinin imzası karşılığı kendisine tebliğ ve tevdi edildiğini, bilahare davacının 01.12.2001 tarihinde Ataköy İstanbul adresinde bulunan işyerine nakledilip part-time sistemine geçirildiğini, davacının işyeri disiplin kurulu kararı ile 23.11.2006 tarihinde çalışması gereken vardiyaya 45 dakika geç gelmesi ve 27.11.2006 tarihinde 18:00-24:00 vardiyada çalışması gerekirken izinsiz ve mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle 2 kez kınama cezası verildiğini, davacının 30.09.2007 tarihinde vardiyası 24:00'de sona erdiği halde 2 saat önce izin almadan ve mazeret beyan etmeden ayrıldığını, bunun tutanakla tespit edildiğini, disiplin kuruluna sevk edildiğini, savunmasının istendiğini, ancak davacının bildirim yazısını almaktan imtina edip savunma vermediğini, davacının eyleminin disiplin yönetmeliği gereği kınama cezası gerektirmekle birlikte, daha önce bir yıl içinde ve aynı nedenden dolayı iki kez kınama cezası almış olması nedeniyle, iş akdinin disiplin kurulu kararı ile 4857 S.Y'nın 25/II bendi gereğince ihbarsız ve tazminatsız olarak feshedildiğini, Disiplin Yönetmeliğinde Bir yıl içinde aynı nedenden dolayı iki, farklı nedenden dolayı 3 kez disiplin cezası almış olmak işe son verilme nedeni olarak kabul edildiğini, bu nedenle iş akdinin feshinin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin 6 iş günlük süre içerisinde yapıldığı, işyerine 2 gün üst üste veya 1 ay içinde 3 gün işe gelmeme halinde 25/II maddesi gereğince işçinin işine son verilebileceği, 30.09.2007 günü 19:00-24:00 vardiyası sırasında bir arkadaşının kaza geçirmesi nedeniyle saat 22:00 sıralarında davacının işten ayrıldığı, bunun kınama cezasını gerektiren bir davranış olduğu, son eylemi için verilecek cezanın denklik kuralına aykırı olduğu, feshin haklı bir fesih sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut olayda, davacı işçi hakkında 23.11.2006 tarihinde tutulan disiplin işlemleri tutanağı ile davacının anılan günde 45 dakika geç kaldığının tespit edildiği, bu eylemi nedeniyle hakkında 23.11.2006 tarihinde Disiplin Kurulu kararı ile kınama cezası verildiği,
Yine, 27.11.2006 tarihinde tutulan disiplin işlemleri tutanağı ile davacının anılan günde mazeretsiz ve izinsiz olarak gelmediğinin tespit edildiği, bu eylemi nedeniyle hakkında 27.11.2006 tarihinde Disiplin Kurulu kararı ile ikinci bir kınama cezası daha verildiği,
Son olarak, davacının 30.09.2007 tarihinde 19.00-24.00 vardiyasından 22.00 itibariyle görev alanı olan havuzu bırakarak tesisten ayrıldığına dair disiplin işlemleri tutanağı düzenlendiği ve iş akdinin 01.10.2007 tarihli fesih yazısı ile 4857 Sayılı Yasanın 25/II-h maddesi uyarınca feshedildiği anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde bulunan 01.08.2005 tarihli yazı içeriğinden, feshe dayanak yapılan Disiplin Yönetmeliğinin davacıya tebliğ edildiği ve sözleşmenin ayrılmaz bir parçası kabul edildiği anlaşılmıştır.
Anılan Disiplin Yönetmeliği'nin Kınama yaptırımını öngören 9. maddesinde, işe izinsiz olarak geç gelmek, izinsiz erken ayrılmak, izinsiz ve de mazeretsiz olarak görev yerini terk ederek işin veya işyerinin güvenliğini tehlikeye düşürmek eylemlerinin kınama cezasını gerektireceği hüküm altına alınmıştır.
Yine Yönetmeliğin 11. maddesinde; Bir yıllık süre içinde (yıl ibaresi takvim yılını içermez) herhangi bir nedenden dolayı üç defa ihtar (uyarma) veya iki defa kınama cezası almış olmak eyleminin iş sözleşmesini sona erdirme nedeni olarak düzenlendiği anlaşılmıştır.
Bütün bu saptama ve değerlendirmeler karşısında, davacının anılan son eylemi işveren açısından haklı fesih nedeni oluşturur. Bu çerçevede feshin haklı olduğunun kabulü gerekirken, feshin haklı fesih olmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Hükmün yukarıda açıklanan nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy