(1086 S. K. m. 288) (4857 S. K. m. 32)
Dava: Davacı, 3.000 TL maaş alacağının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin İhale Kanunu uyarınca Türkiye'nin bütün il ve ilçelerinde farklı devlet kurumlarının açtığı ihalelere katılan ve ihaleyi kazanması halinde hizmeti işçiler aracılığıyla sağlayan taşeron firma olduğunu, İzmir ili ve ilçelerinde devlet kurumlarınca açılan ihalelerde müvekkili şirketi verilen vekaletname ile sigortalı işçisi olan davalının temsil ettiğini, bu işler için gerekli para, bütün araç, makine, bilgi ve dokümanları yedinde bulundurup kullandığını, davalının bir süre sonra oğlu için şirketten iş istediğini, oğlunun 14.02.2007 tarihinde işe alındığını, oğlunun da şirketin işlerini takip eden babasına yardım ettiğini, davacı şirketin işlerin takibini kolaylaştırmak için araba almaya karar verdiğini ve bununla ilgili davalıyı görevlendirdiğini, ancak davalının arabanın parası şirketçe ödenmesine rağmen, aracı kendi üzerine aldığını, ayrıca müvekkilinin davalının işlerin takibi için gerekli olduğunu iddia ve talep ettiği paraları, davalının ve oğlunun maaşını davalının banka hesabına ödediğini, sadece 07.08.2006-18.01.2008 tarihleri arasında toplam 197.235,00 TL gönderildiğini, talep edilecek ekstreler incelendiğinde, bu tutarın daha fazla olduğunun görüleceğini, davalının zimmetindeki bu paraları nereye ne şekilde harcadığına dair ne bir yazılı beyan ne de açıklayıcı dekontu şirkete sunmadığını, buna dair yöneltilen sorulara tatmin edici açıklama yapamadığını, bütün bu olup bitenlerin üzerine davalı ve oğlunun şirkete ihtarname göndererek ödenmeyen 3 aylık maaş tutarlarının olduğunu ileri sürdüklerini ve 3 gün içinde ödenmesini isteyerek, aksi halde iş akitlerini tek taraflı feshettiklerini bildirdiklerini, oysa davalı ve oğlunun asgari ücretle şirketin işçisi olarak çalıştığını ve maaşlarının her zaman davalının banka hesabına ödendiğini, davalı ve oğluna ulaşılamadığını, davalı ve oğlu tarafından kullanılan diz üstü bilgisayarın (içindeki çeşitli belediyelerdeki işlere ilişkin davacı şirkete ait olan bilgilerle birlikte) ortada olmadığının saptandığını, yapılan araştırmada bilgisi sorulan komşulardan davacı ve oğlunun bir süre önce diz üstü bilgisayarı da alarak işyerini terk ettiği ve çevredekilere işi bıraktıklarını söylediklerinin öğrenildiğini, ücreti şirketçe ödenen ancak davalı adına alınan aracın satıldığı ve parasının davalıca alındığının şahitlerce söylendiğini, bunun üzerine davacı ve oğluna ihtarname keşide edilerek iş akitlerinin haklı nedenle feshedildiğini, bu arada davacı şirketin İzmir Büyükşehir Belediyesi hak edişlerinden mahsup yoluyla yapılan kesintilere ait 6 adet makbuz aslını da yanlarında götürdüklerinin fark edildiğini, bu nedenle davacı şirketin İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdinde doğan alacağının halen tahsil edilemediğini, ihtarname karşısında davalı vekilince gönderilen cevabi ihtarnamede, aracın davalı adına kayıtlı olduğu, teslim edilmeyeceği, her ne kadar diz üstü bilgisayarı teslim etmek istemişse de, bırakacak kimseyi bulamadığı, bilgisayardaki bilgilerin önemli olmadığı, bu bilgilere kamu kurumlarındaki suretlerinden ulaşılabileceği belirtilerek, iddialarının hem doğrulamış olduğunu, hem de diz üstü bilgisayarda bulunan bilgilerin nasıl temin edilebileceği konusunda akıl verildiğini, cevabındaki iddialarının hiçbir anlam ifade etmediğini, aracın ücretinin davacı tarafından ödendiğini, davalının aracı satıp ücretini aldığını, konuyla ilgili C. Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 3.000 TL alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, aksine davalının davacı şirketten hizmet akdini haklı nedenlerle feshetmiş olması sebebiyle Şubat, Mart, Nisan 2008 aylarına ilişkin üç aylık ücret, kıdem tazminatı alacağı bulunduğunu, buna dair açılan davanın sonunda verilecek kararın bu davanın sonucunu etkileyeceğinden bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, dava dilekçesinde ileri sürülen aracın davacı tarafından alındığı iddiasının HUMK 288 uyarınca kesin delille kanıtlanmak zorunda olduğunu, aracın müvekkili tarafından alındığını, kimseye de satılmadığını, aracın müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin dizüstü bilgisayarı teslim etmek istediğini, ancak bırakacak kimse bulamadığını, bilgisayarın kime ve nerede teslim edilmesi gerektiğinin bildirilmesi anında tesliminin derhal gerçekleştirileceğini, bilgisayarda kayıtlı olduğu iddia olunan bilgilerin ihale hazırlıklarına ilişkin geçici nitelikte bilgiler olduğunu, muhasebe kayıtlarında ve ilgili kamu idarelerinde de bulunduğunu, davacının hak edişlerinden mahsup yoluyla yapılan kesintilere ait 6 adet makbuzun davalıda olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, 10 adet kesinti makbuzu olduğunu, 6 adedinin tahsil edildiğini, bu hususun İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi kayıtları ve davacının defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, davalının 01.04.2005 tarihinden itibaren İzmir Bölge Sorumlusu olarak sadece davacı işvereni değil, davacı şirketin ortağının kardeşinin sahibi olduğu ECEMGRUP LTD ŞTİ'ni de temsilen kamu idarelerinde ihale dosyalarını hazırladığını, ihalelere iştirak ettiğini, her iki şirket adına da her türlü işlemleri vekaleten yerine getirdiğini, dolayısıyla davalıya gönderilen paraların her iki şirketin iş ve işlemleri için harcandığını, davalının senelerce İzmir Bölge Sorumlusu olarak gerek davalı şirketi temsilen, gerekse de şirket ortağı M. A.'in kardeşinin sahibi olduğu ECEMGRUP Şirketi adına bir çok ihaleye katıldığını, sözleşme satın aldığını, kazanılan ihaleler gereği yapılması gereken tüm iş ve işlemleri yaptığını, bu şirketler adına kiralarını yatırdığını, her türlü vazifesini büyük bir özen ve titizlikle yerine getirdiğini, ancak iş akdinin feshi ve davacı aleyhine işçilik alacaklarının tahsiline yönelik davanın açılmasından sonra 197.235-TL'nin hesabının davalıdan sorulmak istendiğini, bu iddiaların tamamen hayal mahsulü olduğunu, 3 yıl boyunca güvenilir olan davalının bir anda, hizmet akdini feshettikten sonra dolandırıcı olarak nitelendirildiğini ve huzurdaki davayı da aleyhlerine açılan davayı uzatmak amacıyla ikame etmiş olduklarını, davacının bu tavrının MK'nun 2. maddesinde düzenlenen objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, davacı şirket ve dava dışı ECEMGRUP Şirketinin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davalının davacı şirketi ve dava dışı ECEMGRUP Limited Şirketini temsilen yaptığı ihale işlemlerine ilişkin olarak isimleri sıralanan kamu kurum ve birimlerine müzekkere yazılarak hangi tarihlerde, kim tarafından, hangi miktarlarda ödeme yapılmasının sorulmasını istediklerini, davalının işe başladığı 01.04.2005 tarihinden, hizmet akdini haklı nedenlerle sona erdirdiği 16.04.2008 tarihine kadar gerek davacı taraf, gerekse dava dışı ECEMGRUP Ltd. Şti adına çeşitli harcamalar yaptığını, bu harcamalara ilişkin olarak da 3 sene boyunca davacıyla hiçbir problem yaşanmadığını, her iki şirket adına yapılan harcamaları da masraf listeleri düzenleyerek davacıya bildirdiğini ve hiçbir itirazla karşılaşmadığını, (harcama kalemleri sayılmış), tüm bu harcamaların da hangi tarihlerde, kimin adına, hangi miktarlarda yapıldığının tespiti acısından ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, sonuç olarak davalının davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, bilakis, ödenmeyen ücret alacakları, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretleri sebebiyle alacaklı olduğunu, savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/53979 Hz. Sayılı tahkikat dosyasının kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmek suretiyle sonuçlandığı, dosyada bulunan dekontlar ve M. G.'ın banka hesaplarına ilişkin ekstreler incelendiğinde; dekontlar toplamının 516.805,43 TL olduğu, daha sonra ibraz edilen 11 adet asıl dekont toplamının da 50.450,00 TL olduğu tespit edilmekle toplam 567.255,43 TL olduğu, yine bu dekontlara ilaveten M. G. hesabına değişik tarihlerde toplam 9.722,00 TL para gönderildiği, dekontlarla birlikte toplam 576.977,43 TL olduğunun anlaşıldığı, dekontların içinde yer alan 20/12/2005 tarihinde düzenlenmiş 5.000,00 TL tutarlı işlemin banka ekstrelerinde yer almadığı, 13/11/2007 tarihli 1.525,00 TL'lik işlemin ekstrelerde kime gönderildiğinin yazılmadığından M. G. ile ilişkisinin kurulamadığı, Mustafa adına 05/01/2006 ve 07/08/2006 tarihli her biri 750,00 TL tutarlı iki işlemin de toplamdan çıkarılması gerektiğinden, bu işlemler toplamı olan 8.025,00 TL'nin genel toplamdan düşülmesinden sonra 568.952,43 TL olduğu, araba için şirket tarafından ödenen 684,88 TL kasko poliçesi de eklendiğinde toplam 569.637,31 TL olduğu tespit edildiği, ihaleler ile ilgili olarak şirket adına M. G. tarafından yatırılan sözleşme bedeli, damga vergisi, KİK payı vb. gibi ödemelerin tespiti için müzekkere ve dekontlar tetkik edildiğinde; 240.406,81 TL'nin şirket adına yatırılmış tutarlar olduğunun görüldüğü, M. G. ve oğlunun şirkette sigortalı olarak çalıştıkları dönemlerde hesaba yatan ve açıklaması maaş olarak görünen bir tutarın tespit edilemediği, dosyadaki ihtarname ve cevap yazılarında, şirketin bu kişilerin asgari ücretle çalıştıklarını söylese de bunu doğrulayacak bir SSK veya bordro kaydının dosyaya sunulmadığı, M. G.'ın ilk işe girdiği 01/04/2005 tarihinde aylık net 1.500,00 TL ve Ocak 2007'den itibaren net 2.000,00 TL aldığını söylediği, oğlunun ise 750,00 TL maaşla Şubat 2007'de başladığını beyan ettiği, ekstre kayıtlarından ve dekontların tetkikinden aldıkları aylık maaş tutarları olarak M. G. ve oğlunun beyanlarının doğru olduğu kanaatine varıldığı, şirketin fesih tarihi olan Nisan 2008 dahil maaşların hesaplara yattığını belirttiği, ancak, ekstrelerin tetkikinde en son hesaba yatan paranın 25/02/2008 olarak göründüğü, bu tarihten sonra herhangi bir ödeme görülmemekle birlikte feshe gerekçe gösterilen Şubat, Mart, Nisan 2008 maaşlarından, Mart ve Nisan 2008 için ödeme yapılmadığı kanaatine varıldığı, M. G. için başlangıç 03/06/2005 olmak üzere ve Aralık 2006 dahil aylık net 1.500,00 TL maaşla, toplam 28.500,00 TL, buna ilave Ocak 2007'den itibaren 2.000,00 TL aylık net maaşla, son hesaba para yatırma tarihi olan Şubat 2008 dahil toplam 28.000,00 TL eklendiğinde 56.500,00 TL bulunduğu; oğlu için maaş olarak alınacak ilk yatan tutar, ekstre kayıtlarında 750,00 TL görülmekte ve hiç değişmeden devam etmiş olup, ilk ödeme başlangıcı Ocak 2007 olduğundan, Şubat 2008 dahil toplamda 10.500,00 TL olup, maaşlar toplamının 67.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, dosyadaki bilgilerden 25/05/2005 tarihli faturalı ve sıfır olarak alındığı anlaşılan araba parasını şirketin verdiği yönünde herhangi bir makbuz, kayıt ve dekontun dosyaya sunulmadığı, sadece araç için düzenlenmiş kasko poliçesi ve bu poliçenin kim tarafından ödendiğine ilişkin belge bulunduğu, şirket adına alınmış araçların, aktife kaydı gerekeceğinden araç alınış tarihi itibariyle Mayıs 2005 tarihinden itibaren şirket tarafından bu yönde hiçbir işlem yapılmadığı, bu itibarla, sözü edilen aracın bedelinin şirket tarafından ödendiği hususunun ispatlanamadığı, toplanan deliller ve değerlendirmeler doğrultusunda, özellikle bilirkişi rapor içeriğinden; şirketin yatırdığı tutardan şirket adına yapılan ödemeler ve maaş ödemeleri düşüldükten sonra, davalı M. G.'tan davacı şirketin 262.230,50 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut olayda; mahkemece banka dekont ve hesap ekstreleri üzerinde davalının avansları kapatıp kapatmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp, rapora göre hüküm kurulmuş ise de, sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için işyeri kayıt ve defterleri, avansa konu edilen ihale dosyaları üzerinde davalının rapora karşı itirazları da dikkate alınarak uzman 3 kişilik bilirkişi heyeti ile inceleme yapılarak, varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy