(4857 S. K. m. 19) (818 S. K. m. 325)
Dava: Davacı, maddi ve manevi tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı şirkette 22/05/2005 tarihinde çalışmaya başladığını, 18/07/2006 tarihinde evlendiğini ve iş sözleşmesini 19/07/2006 tarihinde evlilik nedeniyle feshettiğini, davalı işverenin buna rağmen 19/07/2006-22/07/2006 tarihleri arasında görevine gelmediği gerekçesiyle tutanak düzenleyip iş sözleşmesini devamsızlık yaptığı gerekçesiyle feshettiğini belirterek 24/07/2006 tarihinde valiliğe bildirimde bulunduğunu, işverenin bu kötü niyetli tavrı karşısında 1 yıl süreyle başka hiç bir kurumda görev yapamadığını, oysa ki davalının evlilik nedeniyle görevinden ayrıldığına dair 30/10/2006 tarihinde belge verdiğini, yapılan teftiş sonucunda evlilik nedeniyle görevinden ayrıldığının kabul edilip 04/08/2006 tarihli valilik onayının iptal edildiğini ve 19/07/2006 tarihinde evlilik nedeniyle görevinden ayrıldığının kabul edildiğini, çalışamadığı bu bir yıllık dönem içinde madden ve manen zarara uğradığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, cevap dilekçesi vermemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, 22/02/2005-19/07/2006 tarihinde davalı işyerinde çalışmış olan davacının 18/07/2006 tarihinde evlenmiş olması nedeniyle fesih bildirimini posta yoluyla gönderdiği, devamsızlık nedeniyle işverenlikçe 24/07/2006 tarihinde davacının iş akdinin sona erdiğinin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirildiği, davacının fesih bildiriminin bilirkişi raporunda belirtildiği gibi dosyada bulunmaması karşısında işverenliğin devamsızlık nedeniyle iş akdini feshettiğine dair Milli Eğitim Müdürlüğüne dilekçe vermesi davacının yararına maddi ve manevi tazminat hakkını doğurmaz. Nitekim işverenlikçe daha sonra bu durum öğrenildiğinde ilçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yeniden 30/10/2006 tarihinde bildirim yapılmış ve iş akdinin davacının evliliği nedeniyle feshedildiğine dair 25/01/2007 tarihinde Milli Eğitim Müdürlüğünce yeni bir karar alınmıştır. Diğer yandan mahkememiz davalının işleminden dolayı davacının maddi zararından söz edebilmek için davacının başka bir özel eğitim kurumunda çalışma isteğinin olması yanı sıra bu istekle başvuruda bulunup bunun da sırf bu nedenle reddi gerektiği kanaatindedir. Oysa davacı taraf böyle bir red kararı verildiğine dair bir delil sunmadığı gibi başvurusu olduğunu dahi kanıtlamış değildir. Kaldı ki davalı tarafın davacının evlilik nedeniyle iş akdini feshettiğini öğrenmesi karşısında Milli Eğitim Müdürlüğüne yeniden bu yönde bildirim yaptığı ve davacının başvuruda bulunması halinde yukarıda adı belirtilen yönetmeliğin 56. Maddesinin davacının karşısına bir engel olarak çıkmasının önüne geçtiği de anlaşılmaktadır. gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda davacı, davalının haksız eylemi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek tazminat talep etmiştir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, 07.11.2006 tarihli Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğüne hitaben yazmış olduğu şikayet dilekçesinde Yukarıda adı geçen işverenin yanında Çocuk Gelişimi ve Eğitimi öğretmeni olarak çalışırken, 18.07.2006 (Onsekiz Temmuz İkibinaltı) tarihinde evlenmem dolayısıyla, 13943 sayılı 01/09/1971 tarihli resmi gazetede yayımlanan 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinde belirtildiği üzere işverenle sözleşmemi kendi arzum ile tek taraflı feshetmiş bulunmaktayım. Feshetmeyle ilgili sebep belirten dilekçemi, haklarımdan doğan kıdem tazminatı isteğimi ve Evlendirme Dairesi Evlilik Bildirimi ekini işverene evlenmemin ertesi günü, 19.07.2006 (Ondokuz Temmuz İkibinaltı) tarihinde iadeli taahhütlü olmak üzere postane aracılığıyla göndermiş bulunmaktayım. Postanenin kayıtlarında 21.07.2006 tarihinde dilekçe ve belgenin işverenin eline ulaştığı görülmektedir. Buna rağmen işveren 19.07.2006 -22.07.2006 tarihleri arasında işe gelmememi sebep göstererek tutanak tutmuş, 24.07.2006 tarihinde bunu kaymakamlık kanalıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğüne ve Valilik makamına iletmiş ve tazminat ödemekten kaçmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı'na hakkımda bu yönde bir tutanak göndererek, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 56. maddesi gereği başka bir kurumda 1 yıl süreyle görev almamamı sağlamış ve beni mağdur etmiştir. Kendi haklı gördüğü nedenle yaptığı fesih hakkında 25134 sayılı 10/06/2003 tarihli resmi gazetede yayımlanan 4857 sayılı İş Kanununun 19. maddesinde belirtildiği şekilde savunmamı almamış ve kararı bana herhangi bir tebligatta bulunmamıştır. İşverenin tazminat ödememek adına yaptığı tutum benim başka bir kurumda işe başlamak üzere gerekli belgeleri toplamam sırasında ortaya çıkmıştır. Kurumun sorumlu müdürüne durumu avukatımla beraber belirttiğimde bana 30.10.2006 tarihinde bir Görev Belgesi düzenlemiştir. Bu belgede kurumun hakkımda düzenlediği tüm belgelere ters düşecek biçimde 18.07.2006 tarihinde haklı bir nedenle, evlilik nedeniyle kurumdan ayrıldığım belirtilmiştir. Ancak kurum hatasını düzeltmek üzere kaymakamlık kanalıyla durumu İl Milli Eğitim Müdürlüğüne iletmemiş ve Valilik makamının olurunu almamıştır. Söz konusu belgenin fotokopisi ektedir. Sicil kayıtlarındaki mağduriyetim bu nedenle giderilemediğinden, 01.11.2006 tarihinde kurumdan aldığım haklı nedenle ayrıldığım ibaresi bulunan Görev Belgesi ile birlikte Ankara'da özel Grup İşitme Engelliler Merkezi'ne yapmış olduğum iş başvurusu İl Milli Eğitim tarafından yönetmeliğin 56. maddesi gereğince ve sicil kaydım nedeniyle reddedilmiştir. demiştir.
Dinlenen davacı tanıkları da davacı iddiasını doğrulamıştır. Mahkemece bu yönde her hangi bir araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece davacının şikayet dilekçesinde beyan ettiği Ankara'da bulunan Özel Grup İşitme Engelliler Merkezine her hangi bir iş başvurusu yapıp yapmadığı, yapmış ise tarihi ve işe alınmama sebebi araştırılmalı, davacının davalının bu eylemi nedeniyle her hangi bir zarara uğrayıp uğramadığı tespit edilmeli, BK.nun 325. maddesi ve dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilerek davacının maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy